Rüzgar, içimde ıslık çalıyor. Çıplağım. Hiçbir şeyin, hiç kimsenin efendisi değilim, kendi inançlarımın bile. Rüzgâra karşı duran, rüzgarın çarptığı şu yüzüm ben yalnızca; yüzüme çarpan rüzgar da benim.
"Kucaklaşmalarımızın, bizi ayırırken birleştiren, yitirdiği sırada bulan, başlangıcımız ve sonumuz olan doruğuna Fransızların verdiği ad, “küçük bir ölüm”dür. “Küçük bir ölüm” derler buna, oysa büyük, çok büyük olsa gerektir, bizi öldürdüğü anda doğurduğuna göre."
Olabilecekken olamayanlar.
Dil değil lehçe konuşanlar.
Din değil kör inanç sahibi olanlar.
Sanat değil süs eşyası yaratanlar.
Kültürleri değil folklorları olanlar.
İnsan değil insansal kaynak olanlar.
Yüzleri değil kolları olanlar.
Adları değil numaraları olanlar.
Dünya tarihinin sayfalarına değil de yerel gazetenin zabıta sayfasına geçenler.
Canlarını alacak kurşuna bile değmeyen hiç kimseler.