kimbilir bir gün
açacak çiçek en gizemli olan
dalında yabancı değil
sana olduğu kadar
masumiyet her tanesi
seviyor sevmiyor
kurban giden güzelliği
en ulaşılabilir olan
sanki kar tanesi
o benim en sevdiğim
aşkımın hikayecisi
narin ve güzel
papatya tanesi
“Umut, aceleci ve apansız hayat deresinin üstüne atılmış gökkuşağıdır, köpükler onu yüzlerce kez yutar ama o hep yeniden belirir. Dereyi, tam da yabani yabani, tehlikeli tehlikeli çağıldadığı yerde, o narin ve güzel atılganlığıyla sürekli aşar.”
Ama asıl şiir kadınlardır, bu çiçeklerden yapılarak odanızın yaldızlı hücrelerinde narin çiçekliklerde ıtırlı hatıralarıyla size gülümseyen demetlerdir. Bence işte aşkın felsefesi bundan ibarettir.
"Bir tohum ekersiniz; çok soğuk olur, tohum kendini korumaya alır, bekler. Çok yağmur yağar, tohum bekler. Toprağı yabancı ot basar, tohum bekler. Ama hâlâ oradadır, başına çok kötü bir şey gelmediği müddetçe beklemeye devam eder. Gerekli tüm şartlar oluştuğunda toprağın altında, zifiri karanlıkta bekleyişleri bir anlam kazanır hâle gelir. Yüzünü güneşe döner, yarar o zorlu toprağı ve çıkarır narin filizini yeryüzüne. Bir tohum gibi koruyun kendinizi. Soğuğa rağmen, yağmura rağmen, zorluklara rağmen korumaya devam edin. Emeklerinizin zayi olmayacağına itimadınız tam olsun."