kimbilir bir gün açacak çiçek en gizemli olan dalında yabancı değil sana olduğu kadar masumiyet her tanesi seviyor sevmiyor kurban giden güzelliği en ulaşılabilir olan sanki kar tanesi o benim en sevdiğim aşkımın hikayecisi narin ve güzel papatya tanesi
Hayata Dair
“Umut, aceleci ve apansız hayat deresinin üstüne atılmış gökkuşağıdır, köpükler onu yüzlerce kez yutar ama o hep yeniden belirir. Dereyi, tam da yabani yabani, tehlikeli tehlikeli çağıldadığı yerde, o narin ve güzel atılganlığıyla sürekli aşar.”
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Ama asıl şiir kadınlardır, bu çiçeklerden yapılarak odanızın yaldızlı hücrelerinde narin çiçekliklerde ıtırlı hatıralarıyla size gülümseyen demetlerdir. Bence işte aşkın felsefesi bundan ibarettir.
"Bir tohum ekersiniz; çok soğuk olur, tohum kendini korumaya alır, bekler. Çok yağmur yağar, tohum bekler. Toprağı yabancı ot basar, tohum bekler. Ama hâlâ oradadır, başına çok kötü bir şey gelmediği müddetçe beklemeye devam eder. Gerekli tüm şartlar oluştuğunda toprağın altında, zifiri karanlıkta bekleyişleri bir anlam kazanır hâle gelir. Yüzünü güneşe döner, yarar o zorlu toprağı ve çıkarır narin filizini yeryüzüne. Bir tohum gibi koruyun kendinizi. Soğuğa rağmen, yağmura rağmen, zorluklara rağmen korumaya devam edin. Emeklerinizin zayi olmayacağına itimadınız tam olsun."
Anaïs Nin'den Henry ve June
9/10
·288 syf.··
2026 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 19:00
Yazarın okuduğum ilk kitabı ama şunu söyleyebilirim ki
Anais Nin
Anais Nin
okumak, narin bir kadının kendi ruhunu çıplak elleriyle ameliyat etmesini izlemek gibi... Bu güncesinde her şeyi cesurca yazmış, büyük bir bilinçle, dürüstlükle ve kesinlikle alışılmışın dışında. Henry ve June, dışarıdan bir aşk üçgeni gibi görünse de aslında Anaïs’in kendini keşfetme savaşı. ​Kitapta beni en çok sarsan, onun şu samimi itirafı oldu: ​"Çocukken babamın sevgisini kazanma uğruna az kaldı ölüyordum; yine aynı nedenle, sevdiklerime işkence çektirmek, zulmetmek, üstüme düşmelerini sağlamak için kendimi ruhsal olarak öldürdüm. Bu idrak beni kamçıladı. Şimdi kendime yardım etmek için mücadele ediyorum." ​Sırf sevilmek için hem kendine hem de sevdiklerine nasıl acı çektirdiğini dürüstçe itiraf ederek o kördüğümü çözmeye karar veriyor. Acıların ve tutkuların ortasındaki bu kadın, fiziksel olarak hâlâ çıtkırıldım, kırılgan bir kız çocuğu gibi görünüyor ve bundan biraz da şikayetçi. Fakat o narinliğin arkasında asıl ilgi çeken şey, onun çok cesur bir kadına dönüşmesi. Toplumun, aşkın ve ahlakın sınırlarını zorluyor ve asla geri adım atmıyor. Kendini bulma çabası zaman zaman insanı rahatsız etse de, kendi gerçeğiyle bu kadar dürüstçe yüzleşmesi insanı kendine hayran bırakıyor.
Henry ve June
Henry ve June
bazen ne kadar rahatsız edici olsa da okunması gereken kitaplardan diyorum.
1000Kitap
Henry ve JuneAnais Nin · Ithaki Yayınları · 2024118 okunma