Çünkü biz,
dünyayı iki kaşı arasında taşıyan, birbirine tutunmuş iki mutsuz umuttuk.
Çünkü ardımızda, mezarını mutluluk sanan bir ülke vardı. Çünkü
sığındığımız deniz dağların eteğindeydi. Çünkü girdiğimiz sularda koca bir
halkın gözleri yakamozlanıyordu.