tya

tya
@nashkcra
Eğitim tarafsız değildir, insanı özgürleştirebilir de köleleştirebilir de..
Ankara
12 Ocak
8 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Modernite ilk bakışta çok karmaşık göründüğünden çok az insan neye imza attığını anlamaya çalışır. İndirdiğiniz programlar onlarca sayfadan oluşan hukuki bir sözleşmeyi imzalamanızı istediğinde hızlıca maddelere göz atar, son sayfaya geçer, “kabul et” butonuna tıklar ve bir daha bunun üzerine düşünmezsiniz. Halbuki modernite şaşırtıcı derecede basit bir anlaşmadır. Sözleşmeyi tek bir cümlede özetleyebilirsiniz: “İnsanlar güç karşılığında anlamı terk etmiştir.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“ Bir sorununuz varsa muhtemelen “daha fazla”şeye ihtiyacınız vardır, “daha fazla” şeye sahip olmak için de daha fazla üretmeniz gerekir”
Modernite dünyayı tepetaklak ederek insanları dengenin kaostan daha kötü olduğuna ikna etti. Para hırsı büyümeyi besliyordu, büyümenin sağladığı güç iyi ve gerekliydi. Modernite insanları daha da fazlasını istemeye özendirdi, böylece nefsine gem vurmaya dair binlerce yıllık öğretileri yerle bir oldu.
Hikayeler insan toplumlarının temelleri ve dayanaklarıdır. Zaman içinde tanrılar, uluslar ve şirketler nesnel gerçekliği hükmedecek kadar güç kazandı. Yüce tanrı Sobek’e Cennet’in Emri’ne ya da İncil’e inanmak Feyyum Gölü’nün, Çin Seddi’nin ve Chartres Katedrali’nin inşasını mümkün kıldı. Lakin bu hikayelere körü körüne inanmak, gerçek duygusal varlıklar olan insanların yaşamlarını iyileştirmek yerine tanrı ve ulus gibi kurgusal varlıkların şanına şan katmakla sonuçlandı.
Kurgu kötü değil hayati bir olgudur. Para, devlet ya da şirket gibi ortaklaşa kabul ettiğimiz hikayeler olmadan hiçbir karmaşık insan toplumu işleyemez. Uydurduğumuz kuralları inanmadan futbol oynayamayız . Piyasalardan ya da mahkemelerden benzer uydurma hikayeleri inanmadan yararlanamayız. Ancak bu hikayeler sadece araçlardır. Hedeflerimiz ya da değerlerimiz haline gelmemelidir. Sadece kurgu olduklarını unuttuğumuz anda gerçeklikle bağımızı kaybederiz. “Şirket için çok para kazanmak” ya da ulusal değerlerimizi korumak gibi çalışmalar içine düşeriz. Şirket, para ve ulus sadece hayalimizde var olabilir. Hepsini kendimize hizmet etmek için yaratmışken, neden onlar uğruna kendi hayatımızı feda edelim?