ne kadar çok çalıştıklarına ve ürettiklerinin en iyisi olması için kendilerini ne kadar adadıklarına bakarak onlara doğru çekilirsiniz. en düşük düzeydeki işçilerden daha uzun saaatler boyunca çalışırlar. bazen patlayıp işlerini düzgün yapamadıkları için astlarına bağırırlar, ama bunu en yüksek standardı tutturmak için yapmışlardır ve bu iyi bir şey olmalıdır. ama böyle biriyle birlikte ya da yanında çalışmak talihsizliğine uğrarsanız yavaş yavaş gerçeği görürsünüz. görev dağıtımı yapamazlar, her şeyi denetlemeleri şarttır. onlar için her şey yüksek standartlar ve gruba adanmışlık yerine güç ve kontrolle ilgilidir.
bazılarında, howard hughes'a benzer şekilde aile geçmişinden gelen bağımlı olma sorunları vardır. bir konuda bir kişiye bağımlı olmak eski yaralarını ve kaygılarını açar. kimseye güvenmezler. arkalarını döndükleri anda herkesin dalga geçtiğini düşünürler. mikroyönetim için zorlanımlı gereksinimleri insanları alınganlığa ve gizlice direniş göstermeye iter, ama en korktukları şey de budur. her şey onların elinden geçmesi gerektiğinden liderlik ettiği grubun pek iyi düzenlenmediğini fark edersiniz. saray halkı her şeyi denetleyen krala biraz daha yakın olmak için mücadele ettiğinden grubun içinde kaos ve politik çatışmalar sürer. ölesiye çalıştıklarından aşırı mükemmelliyetçilerin çoğunlukla sağlık sorunları vardır. ters giden her şey için başkalarını suçlamayı severler. kimse yeterince iyi çalışmıyordur.
..sevdiği kişi tarafından terk edilmekten aşırı derecede korkanlar, erken çocukluk döneminin kaygılarını yansıtarak görünüm ya da zeka açısından önemli ölçüde daha alt düzeyde birini seçerken koşullar ne olursa olsun onun kendisinden ayrılmayacağını düşünürler.