Muhammet Yasir

Muhammet Yasir
@natecury
Kahramanmaraş
7 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
*SPOİLER İÇERİR* Kürk Mantolu Madonna romanını okuduğumda KYK yurdumun çalışma odasındaydım. Kitap bittiğinde tesiri o kadar şiddetli oldu ki bittikten bir yarım saat kadar sadece boşluğa bakıp düşündüm ve akşama kadar da bu böyle devam etti. Aynısını İçimizdeki Şeytan'da da yaşadım. İkisi de konu edindikleri olaylar bakımından son derece trajedik romanlardı. İkisi de harikulade iki aşk hikayesini toplumsal gerçeklik düzleminde çok iyi anlatıyordu. Her ikisi de okuyucusuna müthiş bir katarsis yaşatıyordu. Ancak Kuyucaklı Yusuf'a başlamadan önce diğer iki romanın bana hissettirdiklerini de göz önüne alarak beni diğerlerinden on kat daha fazla etkileyeceğini düşünemezdim. Üç gün önce kitabı bitirdiğimde öyle bir ruh halindeydim ki kurgusal bir metnin beni bu kadar kederlendirmesine hem şaşırdım hem de bir türlü kendimi romanın içerisinden çıkaramadım. Kuyucaklı Yusuf benim nezdimde bu yönüyle Sabahattin Ali'nin diğer romanlarından ayrılıyor. Çocukluğumdan beri en büyük korkum olan ve kabuslarıma hep konu olan şey anne ve babamdan herhangi birini kaybetme ihtimaliydi. Bu roman, baş karakterimizin ebeveynlerinin her ikisinin aynı anda ve gözleri önünde katledilmesiyle başlıyor. Çoğumuzun korkulu rüyası olan bu gerçeği Yusuf henüz 6 yaşında bir çocukken yaşıyor. Aslında Sabahattin Ali bu olayla birlikte en başından itibaren Yusuf'un çevresine karşı ilgisiz gibi görünen fakat içinde fırtınalar kopan bir çocuğa dönüşmesinin nedenlerini ortaya koyuyor. Yaşadığı bu travmatik olayın etkileri Yusuf'un her çağında etkisini gösteriyor. Bu olayın hemen ardından Yusuf'un hayatı olay yerine üç jandarma ile birlikte gelen ve kendisine acıyıp yanına alan Kaymakam Selahattin Bey'in evinde, kızı Muazzez ve hayata karşı fazla ihtiyatsız olan hedonist analığıyla birlikte; içindeki boşluğu
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Ataç Yayınları · 2019210,5bin okunma