“Sizin için en korktuğum şey hevaya tabi olmanız ve tul-i emel (uzun yaşama arzusu) duymanızdır. Hevaya tabi olmak Hakk’a uymaktan engeller. Tul-i emel de dünya sevgisidir“. (Hadisi şerif)
Hal ile tevekküle gelince; evinde ve canında Allaha Teala’nın takdirine razı olup, “Allah’ım, evimde bulunan eşyayı almaya birini musallat ettinse, ben senin hükmüne razıyım, zira bana verdigin bu varlık, geri almayacağın hibe cinsinden veya geri alacağın emanet cinsinden midir, bilemem. Her ne şekildeyse ben senin hükmüne razıyım. Kapıyı, senin kaza ve gazabına korumak için kapamış değilim. Güvenim anahtarı değil, sanadır” der.