Sinem Mermer

Rüzgârla sallanan dallar sustu, bulutlar gökyüzündeki yolculuklarından vazgeçti, doğa yaşamı dımdızlak bırakıp kovuğuna çekildi. Onun halini afallamak, şaşırmak, donakalmak benzeri kelimelerle ifade etmek az kalırdı. Dili tutulmuş, gözü kırpılmaz, damarları atmaz olmuştu.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bütün sözler unutulmuştu. Harabe olmuş geçmişin tozdan bulutları arasında yan yana duran iki kuru ot kadar suskundular. Gökten, sönmüş bir ateşin savrulan külleri yağıyor, eski dostlukları bağlayan bağlar birer birer çözülüyordu.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Varyeteye son verdi. İçinde gövdesinden kopmuş dallar, dalını kaybetmiş budaklar, yosun tutmuş taşlar, kıyıya vurmuş batık gemiler vardı. Asla şakımayan kuş şarkı söylemek, akmayan nehir şelaleler yaratmak, geçit vermeyen dağ gezginlere yollar açmak istiyordu. Dünya tersine dönmüştü.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Aşık olduğu ev kedisinin penceresini mesken tutan sokak kedisi kadar biçareydi. Halden hale geçmenin en iyi yolu konudan konuya geçmekti. Belki böyle yaparken onun dudaklarını düşünmekten kurtulabilirdi.
Sayfa 153·Kitabı okudu
Hiçbir gerçek, yalana bu kadar muhtaç olamazdı. Neşeli bir kantocunun bedenine girdi. Bütün renklerin mor, bütün kumaşların ipek saten olduğu bir dünyadan ona seslendi.
Sayfa 152·Kitabı okudu