Ve bir şeyi unutmayalım: Sizler önemli değilsiniz. Hiçbir şey değilsiniz. Taşıdığımız yükün günün birinde birilerine faydası dokunabilir. Ama çok eskiden, kitaplar elimizin altındayken bile onlardan aldığımız şeyleri kullanmadık. Ölülere hakaret etmeyi sürdürdük. Bizden önce ölmüş bütün o zavallıların mezarlarına tükürmeyi sürdürdük. Önümüzdeki hafta, önümüzdeki ay ve önümüzdeki yıl içinde bir çok yalnız insanla tanışacağız. Ne yaptığımızı sorduklarında şöyle diyebilirsiniz: Hatırlıyoruz. Uzun vadede bu sayede kazanacağız. Günün birinde de öyle çok şey hatırlayacağız ki gelmiş geçmiş en büyük lanet olası buharlı kazıcıyı inşa edip gelmiş geçmiş en büyük mezarı kazıcağız ve savaşı içine atıp üstünü örteceğiz. Haydi gelin şimdi önce bir ayna fabrikası kuracağız ve önümüzdeki yıl sadece ayna üretip, onlara uzun uzun bakacağız.
Beatty, artık bir sorun değilsin, diye düşündü. Sorunlarla yüzleşmeyeceksin, onları yakacaksın, derdin hep. Eh, şimdi ikisini de yaptım. Elveda Yüzbaşı.
Amcamın dediğine göre mimarlar sundurma iyi görünmüyorlar diye iptal etmiş. Ama amcamın dediğine göre bu sadece bahaneymiş; altta yatan asıl sebep insanların öyle hiçbir şey yapmadan, sandalyelerinde sallanarak ve konuşarak oturmalarını istememeleri olabilirmiş; yanlış türden sosyal hayatmış bu. O zaman insanlar fazla konuşurmuş. Düşünmeye de zamanlar olurmuş. Bu yüzden sundurmaları iptal etmişler. Bahçeleri de. Artık oturacak pek bahçe kalmadı.