Arapça bir kelime olan "dünya", bir sıfattır, isim değildir. Özellikle Kur'an-ı Kerim'de bu şekilde kullanılır: el-hayatü'd-dünya ve el-hayatü'l-ahire. Bu iki tabirde geçen "dünya" ve "ahiret" kelimeleri "hayat" isminin sıfatlarıdır. Bunun manası da kısaca, bize verilmiş bir tane hayatımız var; bu hayatın bir "yakın" olanı var bir de "uzak" olanı var. Heidegger dünya kelimesini tam da İslam medeniyetinde kullanıldığı manada kullanmakla birlikte, kökeni konusunda bilgi sahibi olmamasından dolayı, hemen her yazısında bu terimi açıklama hususunda sıkıntılar yaşar.
İnsanın nerden geldiği ve nereye gittiği sorusunun cevabı, modern medeniyet içinde, "belirli bir belirsizlik" taşır. Belirsizlik, insanın nereden geldiği sorusu açısından bakıldığında, bireysel manada verilmiş bir cevabın olmaması ile alakalıdır.
Hegel'in ifade ettiği gibi, bugün etkin ve güçlü olmayanların, geçmişte de bulunma hakkı yoktur; onların geçmişte ne kadar yer alacağına, bugün gücü elinde bulunduranlar karar verirler.