Her şeyi bilen Vâhid ve Ehad Allah Azze ve Celle’nin kendisine ihsan ettiği cüzi bir akıl ve iradeyle basit bir bilgisayarı ve cep telefonunu icat eden bir insan dahi kendi ürettiği o bilgisayarın ve cep telefonunun çalışma standartlarını, kamerasını, işletim sistemini ve bunun gibi tüm özelliklerini bilsin de her şeyin Hâlıkı Mutlak Alîm Allah (c.c.) mahlûkatını, mülkünü ve mülkünde cereyan eden hâdisatı bilmesin, öyle mi? Hâşâ ve kellâ!
Ey insanlar! İşte gemileri görüyorsunuz denizin dağlar gibi dalgalarını yarıp, içindeki insanları, ağır ağır yükleri ve eşyaları taşıyor. Hâl böyleyken denizde batmadan ilerliyor. Zira onlar; Ezeli Kayyum’un, Bâkî Kadîr’in, Vâhid ve Ehad’in mülkünde, O’nun koyduğu kanunla ve O’nun külli iradesiyle ve izniyle yürürler. Bu Âlemlerin Rabbi Allah’ın size büyük lütfudur ki gemilere binip, uzak diyarlara selametle gidip çeşitli ticaretler yapıyorsunuz. Hem o denizlerden taze etler yiyorsunuz, ziynet eşyaları çıkarıyorsunuz. Gemiyi ve denizi sizin hizmetinize, sizin emrinize veren Allah her türlü noksanlıktan münezzehtir ve çok yücedir.
Bir sineği yaratamamanın verdiği eziklik, bir fili yahut deveyi yaratamamanın verdiği eziklikten çok daha büyüktür. Çünkü insan sineği fil ve deveye göre daha âciz ve zayıf görmektedir.