Neslihan çiftçi

Neslihan çiftçi
@ncftc
Kişisel gelişim alanında eğitimi tamamlamış bulunmaktayım ve ayrıca ben bir Numeroloğum.. Danışmanlık için DM ulaşabilirsin bana
Özel sektör KİŞİSEL KOÇ, [Yaşam Koçu] [Kuantum düşünce ] [NLP uygulayıcısı ] [ Numerolojiyi Uzmanı
İstanbul
23 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Bazen zihnimiz bir radyo gibi durmaksızın konuşur, geçmişi tekrarlar, geleceği kurgular. Bu düşünceler bazen yorucu, bazen de ilham verici olabilir. Peki, onları kağıda dökmeyi hiç denedin mi? Yazıya aktardığında, belki de aslında neye odaklanman gerektiğini daha net görebileceksin. Yazmak, iç dünyanı keşfetmenin ve kendinle daha derin bir bağ kurmanın güçlü bir yoludur. 🪄Düşüncelerini özgür bırakmaya ne dersin? 1. İçsel Diyalog Günlüğü Bir kişi, günlüğüne kendine sorular sorarak ve bunlara dürüstçe yanıt vererek içsel bir bağ kurabilir. Örneğin, "Bugün beni en çok ne mutlu etti?" veya "Şu an en çok neye ihtiyacım var?" gibi sorulara cevap yazarak kendi duygularını daha iyi anlayabilir. 2. Mektup Yazma Tekniği Kendine geçmişteki veya gelecekteki halin olarak mektup yazmak, kişinin kendisiyle daha derin bir bağlantı kurmasını sağlar. Örneğin, "Sevgili Ben" diye başlayarak geçmişte zor zamanlardan geçen haline bir mektup yazmak, kişinin kendine şefkat göstermesine yardımcı olabilir. 3. Öz Şükran Listesi Kişi, her gün kendinde takdir ettiği 3 şeyi yazarak kendi değerini fark edebilir. Örneğin, "Bugün sabırlıydım, elimden gelenin en iyisini yaptım ve birine içtenlikle yardım ettim." gibi ifadeler kişinin öz değerini pekiştirir. 4. Duygularını Kelimelere Dökmek Bazen insan ne hissettiğini bile bilmez. Ancak duygularını yazıya döktüğünde kendini daha iyi tanıyabilir. Örneğin, bir kişi "Bugün içimde bir ağırlık hissediyorum, sanki..." diye başlayarak hislerini yazarak keşfetmeye çalışabilir. 5. Hayallerini ve İç Sesini Keşfetmek Kişi, kendine "Gerçekten ne istiyorum?" diye sorup cevaplarını özgürce yazdığında, bastırdığı arzularını ve değerlerini fark edebilir.Örneğin, "Aslında hep sanata yönelmek istemiştim ama..." diye başlayan bir yazı, kişinin kendine itiraf
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ÇAKRALARIN BÖLGELERİ VE ANLAMLARI 1.Çakra Bel kemiğinin hemen altında bulunur ve bu hayatta kalma çakrasıdır. Bu çakrayı korku kapatır. Hayatta en çok neden korkuyorsanız bu korku ile yüzleşmeli ve kabullenmelisiniz. Rengi kırmızı olduğu için kırmızı sebze ve meyveler kök çakrayı destekler. Toprak çakrası olan bu çakra için korkularınız ile yüzleşmeniz gerekir. Kök çakranız kapalı ise genel olarak fiziki dünyada var olma isteğinizi yitirir ve kendinizi hasta hissedersiniz. 2.Çakra : Zevk alma çakrasıdır. Bu çakrayı kapatan ise suçluluk duygusudur. Bu nedenle kendinizi suladığınız durumlardan kurtulmanız sakral çakranın bulunduğu bölgedeki organlarınızın da rahatlamasına neden olur. Dalak, pankreas ve cinsel organlarınızın olduğu bölgededir. Rengi turuncudur ve turuncu gıdalar ile desteklenir. 3.Çakra : Midede bulunan ateş çakrasıdır. Bu çakra irade gücünü temsil eder ve utanç duygusu bu çakrayı kapatır. Kendi kendinizi uğrattığınız en büyük hayal kırıklığı utancınızı getirir. Rengi sarıdır ve karşı taraftan aldığınız duyguların ana girişi noktası bu çakradır. 4.Çakra : Kalp bölgesinde bulunan sevgi çakrasını üzüntü ve keder kapatır. Bu çakrayı en iyi sevecenlik, şefkat, sevgi ve muhabbet açar. Rengi yeşildir. Bedenin en güçlü çakrasıdır.. 5.Çakra : Boğaz bölgenizdeki gerçeklik çakrasıdır ve yalanlar bu çakrayı kapatır. Özellikle kendi kendinize söylediğiniz yalanlar sizi en çok zora sokanlardır. Kişideki dürüstlük yeteneğini barındıran ve iletişim, ifade süreci bu çakranın bölgesinde olması dolayısıyla tiroid hastalıklarının ana sebebide bu enerji akışının kesilmesinden kaynaklanır. 6.Çakra : Kavrama çakrasıdır ve yanılmalar bu çakrayı kapatır. Üçüncü göz olarak da tanımlanan bu çakra sezgi gücünüzü temsil eder. Kendinizi yatıştırmak, dikkatinizi toplamak bu
*Kendini gerçekleştiren kehanet* Nick adında bir demiryolu isçisinin öyküsü bu. Nick güçlü, sağlıklı bir işçi manevra sahasında çalışıyor. Arkadaşlarıyla ilişkisi iyi ve işini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki, kötümser biri, her şeyin kötüsünü bekler ve başına kötü şeyler geleceğinden korkar. Bir yaz günü,tren isçileri,ustabaşının doğum günü nedeniyle bir saat önceden serbest bırakılırlar. Tamir için gelmiş olan ve manevra alanında bulunan bir soğutucu vagonun içine giren Nick,yanlışlıkla içerden kapıyı kapatır,kendini soğutucu vagona kilitler.Diğer işçiler Nick’in kendilerinden önce çıktığını düşünürler.Nick kapıyı tekmeler,bağırır,ama kimse duymaz,duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda olduğu için pek kulak vermezler.Nick burada donarak öleceğinde korkmaya başlar.Eğer buradan çıkmazsam, burada kaskatı donacağım, diye düşünmeye başlar.İçerde yarısı yırtılmış bir karton kutunun içine girer.Titremeye başar. Eline geçirdiği bir kağıda karısına ve ailesine son düşündüklerini yazar: Çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı.Bir uyuyabilsem!Bunlar benim son sözlerim olabilir? Ertesi günü soğutucu vagonun kapısını açan işiler, Nick’in donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi, onun donarak öldüğünü göstermektedir. Fakat bu olayı olağanüstü yapan, soğutucu vagonun soğutma motorunun bozuk ve çalışmıyor olmasıydı. Vagonun içindeki ısı 18 C idi, ve vagonda bol hava vardı. Nick’in korkusu,kendini gerçekleştiren bir kehanet Alıntı..

Neslihan çiftçi

, bir kitap okudu
10/10
·142 syf.·
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Cezmi Ersöz
7.2/10 · 2.555 okunma