neam

neam
@neamtyler
4/10
·102 syf.··
2026 13. kitabı
artık eminim; natüralist kitaplardan nefret ediyorum. ekonomik ve biyolojik determinism dediğimiz şey benim mantığıma ne yazık ki hiç uymuyor, bu temayla yazılmış özellikle natüralist kitaplar sadece kaderine razı ol mesajı veriyormuş gibi geliyor. benlik değil ayrıca bu yayınevinin baskıları o kadar kötü ki okurken resmen gözüm ağrıdı
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Reklam
8/10
·382 syf.··
2026 3. kitabı
bu kitaba inceleme yazmak için öyle heyecanlıyım ki birincisi, ben romantizmin ana olay olduğu kitap sevmem. kadınları objeleştirmeye bayılan ve ne yazık ki son zamanlarda booktok illeti ile çok fazla okunan ‘dark romance’ ise hiç sevmem. ama canım biraz aşk okumak istediğinde okuduğum ilk yazar hep ali hazelwood oluyor. kitaplarında farklı bir şey var. öncelikle, kendisi bir bilim insanı, nörobiyolog ve nerd - tam olarak bu sebepten dolayı bu young adult romance camiasında bilim alanında çalışma yapan kadın karakterlerin eksikliğini fark ederek neredeyse bütün kitaplarını ana karakteri women in stem olarak seçerek yaşadıkları ayrımcılıklar hakkında yazıyor ve buna bayılıyorum. bir edebiyatçı olarak çok uzak olsam da bir kadın olarak kadınların bilim dünyasında, hatta genel olarak analitik diyebileceğimiz her işi yaparken yaşadıkları ötekileştirilme ve sessizleştirilme sinirlerim ile oynayan bir durum. ali hazelwoodun her kitabında bu temaya yer verip sadece bomboş romantizm yazmaktansa altı doldurulabilecek mesajlar vermesi ve farklı temalar sunması benim bir kadın olarak çok hoşuma gidiyor - ve açıkçası çok güçlü hissettiriyor. kitabımızın ana karakteri uzun yıllar boyunca satranç oynamamış yetenekli, 18 yaşında bir genç kız olan mallory. tüm hikaye aslında mallory’nin satranç oynamaya geri dönmesi ile başına gelenler ile alakalı. tabii olay bu kadar basit değil, bu genel çerçevenin etrafında aile dramı, baba sorunları, romantik ilişkiler ve arkadaşlıklar da var. öncelikle şunu çok beğendim; hazelwood’un diğer kitaplarına göre kitabın romantizm dozu daha düşüktü ve aslında esas olarak mallory’e odaklanmıştı. bu sebepten dolayı romance okuyucuları rahatsız olabilir ama ben çok memnun oldum, yazarın bu tercihi kesinlikle ana karakteri daha iyi tanımamıza ve yaşadığı
Şah ve MatAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2025424 okunma
2/10
·416 syf.··
2026 2. kitabı
evet güzel bir kitapti hayatınızda okuduğunuz ilk fantastik kitap ise güzeldir yani REZİLLİK yazım tarzı kötü, karakterlerin gelişimi rezalet. karakterlerin iç dünyası hakkında TEK BİR ŞEY BİLMİYORUZ bu allahın belası karakter ne düşünüyo mesela?????? birinci ağızdan okumamıza rağmen aptal eiranın düşünceleri ile ilgili tek bir şey yok. ayrıca yazarın sık sık ne yazdığını unuttuğunu düşünüyorum. kitabın başında bize tanıtılan dünya ile ilerledikçe sunulan aynı değildi. bu bilinçli yapılmış bir tercih olması için çok acemice görünüyor 8. sınıfta yazdığım wattpad kitaplarım daha iyiydi
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,667 okunma
10/10
·384 syf.··
2025 9. kitabı
spoiler içerir ne diyebilirim.. suzanne collins hakkında daha fazla ne diyebilirim? korkunç, baskıcı bir rejimi ve halka yaptıklarını o kadar güzel anlatıyor ki yazar, kitap boyunca bu duyguları derinden hissetmemek elde değil. bu kadarı da olmaz diyorsun, bir diktatör için bile çok fazla diyorsun ama biliyorsun ki değil. seninle yeniden karşılaşmak hiç hoş değildi coriolanus snow kitap boyunca haymitch için kalbim parçalara ayrıldı. hatta bunun yansımasını çok iyi bir şekilde göstererek finali okuduğum süre boyunca ağladım. gece 3te okumak iyi bir fikir değildi kabul ediyorum, ama bu kitabı okuduktan sonra haymitchi çok daha iyi anlıyorum. snow’un ona yaşattıkları, elinden aldıkları… bu adam delirmesin de kim delirsin? sadece arenada gördüğü şeyler bile çok travmatikken, sonrası daha da kötü. üç kitap boyunca gördüğümüz bir karakterin iç dünyasını artık daha iyi anlıyoruz. sadece haymitchin ailesi ve lenore dove değil; ampert, wellie, maysilee ve yaklaşık 50 kişi daha. silka ve panache bile beyni yıkanmış çocuklardan ibaretti. hepsinin ölümü ayrı bir dehşet, o kadar üzüldüm, o kadar etkilendim ki. kitabın sonunda katniss ile yeniden karşılaşmak çok güzeldi, eski bir dostu yeniden görmek gibi. her şeye rağmen, belki de böylesi haymitch için mutlu sondur. son olarak şunu ekleyelim, bu kitabı collins filistin halkı için yazıyor ve yayınlarken diyor ki, ben yalnızca söylemem gereken bir şey olduğunda yazıyorum teşekkür ederim suzanne collins. dünyada yaşananlara ve bu eziyete maruz kalan halklara ses olduğun için.
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025859 okunma
3/10
·432 syf.··
2025 6. kitabı
-Spoiler içerir Kitabı tam olarak bitirmeyip %64de yarım bırakmış olsam da okunmuş olarak saymak istedim çünkü büyük bir kısmını okudum + geri kalanında olan her şeyi öğrendim. Bir değil, iki değil, üç değil, tam tamına 29 gündür bu kitabı bitirmek için sayısız şans verdim. O kadar övülen ve olumlu yorumlar alan bir kitap ki, belki kitabın bir noktasında olaylar değişir, beni çeker diye düşündüm ama maalesef böyle olmadı. Bitirmek için bu kadar direnme sebebim kitabın atmosferini çok sevmem oldu. O karanlık ‘dark academia’ konsepti ve karakterlerin dinamiği çok iyiydi, ama ne yazık ki kitap tam anlamıyla faciaydı. Belki de çok uzun bir zaman dilimine yayarak okuduğum içindir, kitapta tam anlamıyla hiçbir şey olmuyor. Önemli olan birkaç olay haricinde bütün kitap karakterlerin günlük yaşantısı ve iç dünyaları etrafında dönüyor. Hatta o kadar yüzeysel ki, karakterleri tam olarak tanıyabildiğimizi ve iç dünyalarını okuyabildiğimizi de düşünmüyorum. Gereksiz ve hiçbir getirisi olmayan olaylar zincirinden ibaret. Oliver’ın cinayet sonrası aile evini ziyareti, kardeşleri ile yaşadığı diyaloglar, James’in gelmesi, daha sonrasında Meredith ile olan ilişkisi.. Tam anlamıyla BOŞ. Birkaç tane elitist, ayrıcalıklı young adultı şahsen okumak istemedim. Yaşadıkları olayları, düşünce biçimlerini anlamlandıramadım, hak veremedim. Her şey çok aceleye geldi, aynı zamanda çok zorlamaydı. Araya sıkıştırılan Shakespeare alıntıları bana baygınlık geçirttirdi. O kadar yapmacık ve o kadar sahte durmuştu ki, yazar benim için sınıfta kaldı. İngiliz edebiyatı ve yazarlığın eğitimini almış birinin bu kadar kopuk, slow-paced, hiçbir yere varmayan bir kitap yazması beni çok şaşırttı. Richard cinayeti… “We didn’t kill him, we let him die.” Tamam Alexandercığım. Gerçekten çok büyük bir fark
If We Were VillainsM. L. Rio · Titan Publishing Group · 20171,249 okunma
Reklam