“Gerçekten de insanlarda zerre kadar akıl ve hikmet olsaydı, değil ebedi bir hayat aramak, hatta bu miskin ve fakat gelip geçici varlığa bile katlanmayarak “eyvah, zevkini”, “hayat külahını” yokluk sultanına takdim ederlerdi.”
“Azizim, insanlar mantığı ne dediklerini ayırt etmek için değil, her söylediklerini mantığa uydurmak için icat etmişler. Şimdi sana desem ki falanca kralın oğlu dünyaya gelmiş, o millet şenlik yapıyor. Bu sözlere hiç şaşırmaz ve belki de pek doğal bulursun. Fakat bir kere düşün, düşün ki:
Evvela, çocuğun yaşayıp yaşamayacağı bilinmez;
İkincisi, iyi adam olup olmayacağı da bilinmez;
Üçüncüsü, insan olduğu için iyiden ziyade kötüye meyledeceği pek muhtemel;
Dördüncüsü, kral oğlu olduğu için kibirli, zorba, bencil ve... biraz cahil olması da öngörülebilir. Şimdi şu özelliklere sahip olan bir çocuk için şenlik yapılmasına ses çıkarmazken, Zararsız’ın (kedi yavrusu) aleme ayak basması iki kişinin sevincine değmez mi?”
"Bu alem her şeyin birbirini yemesi ve yok etmesi için kurulmuştur. Her şey birbirinin düşmanıdır. Başkalarının keskin dişlerine yem olmaktan kurtulanları da bir gün "ölüm" denen korkunç yaratık yutuyor. İşte gerçek budur. Palavralara inanmayın. Benliğinizden başka varlık, zevkinizden başka amaç tanımayın."