Filistinli çocuklar da biliyordu...
Biliyorlardı hayatın güzel olduğunu...
Haksızlıkları da biliyorlardı ama...
Direnmek gerektiğini de...
Öfkeyle, kıpkızış, kılıç gibi keskin bir öfkeyle direnmeyi.
Direnmek gerekir bazen.
Bir meydan savaşı gibi yürümek.
Bir savaş gibi şavaşa yürümek.
Ölenler de biliyordu çiçeklerin nasıl koktuğunu, elele tutuşmayı, şiir okumayı, birlikte gülmeyi, onlar da biliyordu özlemeyi, hayatın güzel olduğunu onlar da biliyordu.
Binlerce yıldan beri buradalar.
Binlerce yildan beri buradayim ben.
İnsanları gördüm.
Zalimleri gördüm, mazlumları gördüm.
Kokuların içinden yürüyorum.
Binlerce yılın içinden yürüyorum.
Öfkeyle yürüyorum.
Çiçeklerle, acılarla, haksızlıklarla bileniyor öfkem.
Bir meydan savaşı gibi yürüyorum.
Buysa istediğiniz, ben varım.
Buysa istediğiniz, biz varız.
Çok öldük.
Çok ölçeceğiz.
Ardımızda ağlayan kadınlar, kederli çocuklar bıraktık.