Konuşurken, elini eğik başımın üstünde dolaştırıyordu. O anda hiçbir krallık tacını, hiçbir zafer çelengini o tatlı ele, saçlarımın arasında dolaşan o parmaklara tercih etmezdim.
Sevilen bir kadının gözkapakları arasından süzülen bir bakış bir erkeği dünyanın en mutlu insanına dönüştürebileceği gibi, en zengin ya da en yoksul bir insana da dönüştürebilir. Bir insanın ağzından çıkan tek bir kelime bahtınızın rengini pekala değiştirebilir.
Onun ruhunu dolduran hüzün benim ruhuma da doluyordu; her birimiz kalbinde hissettiğini öbürünün yüzünde görebiliyor, göğsünde sakladığı şeyin yankısını öbürünün sesinde duyabiliyordu. Tanrılar ikimizin bedenini tek ve bütün bir bedenden yaratmışlardı, bu ayrılık da ruhlarımız için ıstıraptan başka bir şey değildi.