Sen bile farkında değilsin, yaşam boyu karşına
dikilip duranlar kimler? Sen bile, farkına varmadan savaşıyorsun. Bir düşün
bakalım... Adamlar... Babalar, abiler, kocalar, sevgililer, müdürler, şefler,
arkadaşlar... Ya hayır, olmaz diyorlar, ya sen delisin, kötüsün diyorlar, ya gel,
gitme, beceremezsin diye seni etkilemeye çalışıyorlar, ya kötü kadın, orospu,
bakire değil diye yargılıyorlar, damgalıyorlar.
İnsanın özgür
olabilmesi için, bağlı olduğu ya da ona bağlı olan bir kedi bile olmamalı mı
yaşamında... Sevmek mi insanı bağımlı kılan? Acımak mı insanı
sinirlendiren? Kısıtlanmak mı insanı sevgisizliğe iten?
Özgür ve bağımsız olmak için, bir canlı, bir tek canlı bile olmamalı mı
insanın yaşamında?
Özgürlüğün bedeli bu mu? Bu, yalnızlık mı?
Aşk için hep savaşmalı, hep özen göstermeli Mehmet. İki seni
seviyorum, üç harikaydı... yetmiyor. Her an üzerine titremeli. Hep vermek de
aşk değil, hep almak da... Ben sana artık âşık değilim Mehmet…
Bunların hiçbiri sen değilsin. Bu insanlar seni
etkilememeli, onlar sen değilsin Nilay. Sen, sensin. Devam et, ara, senliğini,
mutluluğunu, özgürlüğünü ara. İnsanları tanıyorsun, tanıdıkça yıkılma,
ezilme... Aksine doğrul kalk. Sen o beğenmediklerinin önünde ezilme, onlar
gibi olma. Onların kötülüğünü içinde taşıma Nilay. Güçlü olduğuna inan.
Bizim durumumuzun çözümü bu Nilay, güçlü olduğuna inan.