Hayatta çaresiz bir durumla, değiştiremeyeceğimiz bir kaderle karşı karşıya kalmakta da anlam bulunabileceğini hiç unutmamamız gerekir. Bu zamanlarda önemli olan kişisel bir trajediyi bir zafere, kötü bir vaziyeti bir kazanıma dönüştürmeye dair insana özgü potansiyele tanıklık etmektir. Bir durumu değiştiremeyeceğimiz zaman (örneğin, ameliyat edilemez bir kanser gibi tedavisi olmayan bir hastalıkla karşı karşıya olduğumuzda) kendimizi değiştirmek zorunda kalırız.
Sevgi, bir insanı kişiliğinin en derinliklerine kadar kavramanın tek yoludur. Kimse başka bir insanın derinliklerini onu sevmediği sürece kavrayamaz. Sevgisi aracılığıyla sevilen kişinin önemli yanlarını ve özelliklerini anlama becerisi kazanır ve hatta ondaki henüz açığa çıkmamış ama gerçekleşmesi gereken önemli potansiyeli görebilir. Onun yapabileceklerine ve neye dönüşmesi gerektiğine ilişkin farkındalık kazanarak bu potansiyelin gerçekleşmesini sağlar.