Anlam peşinde koşmayan insanlar neden, niçin, nasıl yaşadıklarını bilmezler. Akılları ve yürekleri bedenlerine ağır gelir, biran önce kurtulmak isterler onlardan. Çünkü düşünmek yorar onları, çünkü hissetmek tedirginleştirir, çünkü sevmek ruhlarını altüst eder.
Ama şunu da aklından çıkarma, cesaret ancak haklı olduğun zaman bir anlam kazanır. Kötülüğün emrine girmiş bir kılıç zorbalıktan başka işe yaramaz. Başkasının haklarını gasp etmek için gösterilen cesaret zulümdür. Zulmün, sevgiyle de aşkla da alakası yoktur.
'Ne yapıyorum ben?' demeyeceksin. 'Burada ne işim var' demeyeceksin. 'Bunca zamandır boşuna uğraştım' demeyeceksin. Güçlükler seni asla yıldırmayacak, aksine, karşılaştığın zorluklar hevesini arttıracak, isteğini kamçılayacak, iradeni sağlamlaştıracak. Ne olursa olsun asla vazgeçmeyeceksin. Kafan karışabilir, bedenin yorulabilir,kararsız kalabilirsin. Herkesin başına gelebilir bunlar. Uzun ve çetin yolculuğunda bunların hepsiyle karşılaşabilirsin ama asla pes etmeyeceksin. Vazgeçmek, yenilmektir; dayanmayı bilmeyenler, inatla yürüyemeyenler, kararlı olmayanlar hiçbir zaman kazanamazlar.
Sana uyman gereken beş şarttan söz edeceğim, inanman gereken beş hikmetten, unutmaman gereken beş kelamdan. O kelamlar ki aklını diri tutar, yüreğini temizler, ruhunu tamamlar, bedenini güçlü kılar.
İlki kararlılıktır.
İkinci kelam cesarettir.
Üçüncü kelam tutkudur.
Dördüncü kelam iyiliktir.
Beşinci kelam özgürlüktür.