Hepimizin yaşamın bir kısmında tembellik edip Oblomovluk hastalığına kapıldığımız anlar mutlaka ki olmuştur.Okurken bu kitaptan bu kadar çok şey çıkaracağımı düşünmemiştim.Mevsimler bu kadar hareketliyken,dünya dönüşünü durduramazken,hatta kalbimiz bile bir an olsun atmadığında bizim sonumuz demekse Oblomov gibi hareketsiz bir yaşantının sonu da ölüye dönmektir,ruhen seni sen yapan özellikleri yitirdiğinde geriye sadece fiziki boyutu kalmış olur.Demek istiyorum ki hayat devam ediyor,değişime ayak uydurmak zorundayız.Belirli dönemlerde Oblomovluk moduna kaçış bazen bizi sakinleştirebilir ama bunu bir karakter haline getirmek bir ömür çalabilir.Olga ile olan aşklarına çok inanmıştım,ama şu bir gerçek;içindeki kıvılcımı kendin yakman gerekir o çaba sende olmadıktan sonra,ne aşk kurtarır seni bu bataklıktan ne de yanılsamalar.Bazen mutluluk çok az ötemizde olsa bile bunu haketmediğimizi düşünüp ileriye itebiliyoruz,tıpkı Oblomov gibi.Mutlu olmaya layık olamamak gibi.Her insan bu kitabı zamanı geldiğinde okumalı,Oblomov temiz kalpli ve hassas ruhunda inceliklere sahipti,her zaman iyi olmak yetmiyormuş.