neondark

Doğumundan önce ne idiysen ölümünden sonra da o olacaksın.
Reklam
Zira bu dünyanın ne kadar fazla şey vaat edip, berbat bir şekilde ne kadar azını yerine getirdiğini kim fark etmemiştir ki?
Nasıl ki yerkürenin iç kısmındaki muazzam katı kütleleri değil de sadece yüzeyini biliyorsak, şeyler ve dünya hakkında da yüzeyleri yani görünüşleri haricinde ampirik olarak hiçbir şey bilmeyiz.
Başlangıcımızla akıbetimiz arasında nasıl da bir mesafe vardır! Bedensel arzuların deliliği ve şehvetin karşı tarafa nakledilişiyle hayata başlar, bütün uzuvlarımızın ayrışıp bozulması ve küflü, leş kokulu cesetlere dönüşmesiyle sonumuza ulaşırız. Üstelik birinden diğerine giden yol, esenliğimize ve hayattan aldığımız zevke bakılacak olursa, sürekli olarak yokuş aşağıdır: mutlu rüyalar görülen çocukluk dönemi, sevinçten uçulan gençlik dönemi, yetişkin olmanın yorucu geçen yılları, halsiz, hasta ve genellikle zavallıca geçirilen yaşlılık dönemi, derken son hastalığın eziyeti ve sonunda ölüm sancıları. Varoluş, sonuçları gittikçe daha görülür hale gelen bir hataya benzemiyor mu?
İnsanlara gerçek fiziksel has konusunda hayvanlardan daha büyük bir pay düşmez. Buna belki de tek istisna daha yüklü sinir sisteminin her haz algısını yoğunlaştırması oluşturabilir. Ancak aynı şekilde her acı algısı da yoğunlaşmış olur.
Reklam