Genellikle bilim-kurgu türü okumayı pek sevmiyorum fakat bu kitaptaki bilim ve kurgunun dengesi bana gerçekten sürükleyici geldi. Baş karakterin hem çok çok zeki hem çok çok güzel olması da mutlu etti. Kitaptaki karakterlerin iyi-kötü ayrımı genellikle belirgin olmasına rağmen kitabın zaman akışı boyunca olaylar grileşiyor. İyi karakterlerce yeni geliştirilen tıbbi teknolojiye karşı kötülerin hasetinden, sırf karalamak için sarf ettiği sözler gerçek oluyor. Kitaptaki "en kötü"nün kadın düşmanlığı ile homoseksüel olmasındaki paralellik bana bayat geldi, kitabın yazım yılı da 1993. Bu kitabı okumadan önce yönetmenliğini Satoshi Kon'un yaptığı uyarlama filmini izlemiştim ve görsel olarak beni o kadar büyülemiştiki kitabı okurken bunun nasıl sağlanacağını gerçekten merak etmiştim ama hiç hayal kırıklığına uğramadım. *çünkü rüya alemi(?) kitapta bolca vakit geçirdiğimiz bir mekan ve sınırı olmadığı için filmin sahneleri sahiden durdurup incelettiriyordu*