Neps

4/10
·71 syf.··
2025 17. kitabı
Burjuva hayatlarla ilgili kitap okumaya hiç gerek yok sahiden ya. Çok ilginçti çok süperdi vay nasıl tutkuluydu diye anlatılan her şey yavan ve komik geliyor. Vaay demek daha önce jest ve mimiğiyle kendini bu kadar açık eden kimseyi görmemiştin ha? Belki de yaşadığınız konaklardan halka karışmadığınız ve arkadaşlarınızla çay icerken bile diplomasi yapmanız gerektiğini içindir. Ay allahım zengin avrupalıları hayattaki normal şeyler hayrete düşürüyor biz de okuyoruz işte.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2025 11. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2025 17:45
Umarım bütün erkekler okur. Kitabı okurken sadece kadınların olduğu bir ülkenin işleyişine dair tasvirlerin hiçbiri beni şaşırtmadı (fazlasıyla ütopik olmasına rağmen) ama ne yazık ki o ülkeye yolları düşen o üç erkeğin takındığı aşağılayıcı tavırlara da hiç şaşırmadım. Umarım yakın bir gelecekte erkeklerin kadınları "kadın" olarak görmeden önce "insan" olarak görüp işbirliği yapabildiği bir dünyada yaşarız.
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,8bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2024 20. kitabı
Okurken Hitit tarihine ilgi duymaya başladım, kitabı bitirdim ama bu ilgi ve merakın devam edeceğini düşünüyorum, yazar bence kitabı okuyan bir çok kişi için bunu başarmıştır. Bazen hikaye anlatıcılığını zayıf buldum, bazı öyküler tarihi bilgileri okuyucuya nakletmek ve sırf tarih anlatısı olmaktan çıksın diye üstün körü öyküleştirilmiş. Birinci öyküde üniversite öğrencilerinin diyaloglarında veya iç konuşmalarında geçen ifadeler bana "evet orta yaşını geçmiş biri gençler böyle konuşuyor zannediyordur" diye düşündürdü. Bu saydıklarıma rağmen her fırsatta elime alıp okudum. Tarihi kayıtları ve kişisel gözlemleri didaktik olmaktan uzak bir anlatım okuyacağım diye başladığınızda zaten bunlar gözünüze batmaz ve önsözde yazarın amacına dair daha detaylı açıklamaları bulabilirsiniz. Okuduğuma memnun oldum.
Hattuşa'dan KaçışMahfi Eğilmez · Remzi Kitabevi · 2008103 okunma
6/10
·164 syf.··
2024 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2024 21:31
Bu kadar kadın düşmanlığına cidden gerek var mıydı? Bence yoktu. "Anjel annesi gibi bir "fahişe", alçak bir aşüfte, mürebbiyelik makamına yakışmayan bir yozma." (Gayrimeşru ilişkiden doğup babadan, haktan hukukdan mahrum bırakılan bir çocuk heralde meryem ana olmayacaktı) "Melahat, ismiyle tezat, yüzüne bakılmaz, "erkeklerde bile nadiren rastlanan telgraf direği gibi ince uzun bir vücud", damat zavallı öylesine zavallı ki melahat kıvrımsız ve uzun vücudu oval kafasıyla bir uçurtma ipi gibi zavallı Sadri beyin boynuna geçirilmiş bela kemendi." (Melahata şöyle çirkin böyle yüzüne bakılmaz anlatıp durup bir de üstüne yüzü Çinlilere benzer demesi......) "Eda hanım, "ismi Eda, unvanı hanım fakat kendisi erkeklik ile kadınlık arasında acayip bir mahlûktur.", "sert kıyım", "kakanoz", "o beygir kuskunu kaşları, o kedi kuyruğu saçları ne ben yazayım, ne siz okuyunuz" (çok geç Hüseyin, çok geç.....)
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2024 03:44
Ayşegül Devecioğlu'nun okuduğum ilk kitabı son olacağını da sanmıyorum. Anlatımındaki büyülü ya da aslında rüyası gerçekçilik beni çok etkiledi kitabı hatim edip bazı yerlerini dua gibi okumak istedim. Sabah başladım akşam bitti gibi bir kitap değil evet ama bunun sebebi anlatılan her masalın üzerine bir uyuyup uyanmayı gerektirecek kadar yoğun olması bence. Kimi zaman tasvirler şiir gibiydi bunu da nasıl düşündün Ayşegül diye samimi bir dostuma güler gibi hayran oldum kimi zaman o kadar gerçekti sanki okumuyorum da ben de odada oturmuş izliyorum gibi yaşadım. Çingenelerin hayatları, ne yaparlar ne yapmazlar bilmem benim hiç çingene tanıdığım olmadı ama zaten "Yalnızca inanmak istediğimiz öykülere inanabiliriz". Baş karakterin artık Naciye abla degil de Basri olduğu sayfaları okurken ya Basri'ye ben de kırgın olduğumdan ya da kral ilan edilmesine kızdığım adamı Basri'nin yere göğe sığdıramayışından olsa gerek o sayfalara geldiğimde artık benim okuduğum kitabın sonunu bulmak için Balkana gitmem gerekiyormuş da yeni bir kitaba geçmişim gibi hissettim. Aynı dönemlere denk geldiği için yazarın anlatmasa, bu acıyı bir kez daha hatırlatmasa içinde ukde kalacağını zannettiğim için maraş katliamının konu edinilmesini ben yadırgamadım ama bütün yol boyu anlatılan masaldan kopup gerçeklik yüzüme tokat attığı için canım yandı biraz. O da artık bir zahmet. Ben çok beğendim
Ağlayan Dağ Susan NehirAyşegül Devecioğlu · Metis Yayıncılık · 2013120 okunma
Reklam