Ne diye ölümsüz olalım? Bunca bencillik niye var? Birtakım böcekler gibi doğduk, öpmek ve ölmek için. Yere saçılmış tozumuz ağacı, kayayı, şakıyan kuşu ve ağlayan dereyi besleyip öğelerini oluşturacak. Tıpkı böyle, düşüncemiz de başka kuşakların düşüncelerinin öğelerini oluşturacak. Üstünden sayısız yüzyıllar geçecek. Soğuktan insanların titreyeceği, yumaklanacağı, Ekvator enlemi çevresindeki bir kovuğun derinliklerinde yaşam ve sıcaklık arayacağı, son ananın son çocuğunu doğuracağı, insanlığın ve dünyanın hıçkırıklarının bir sövgü gibi yankılanacağı ama öteki yıldızların tümüyle gülümseyen, güzelim göklerinde hiç sarsılmadan dönmeyi sürdüreceği günler gelecek.
Ah sevmeseydim hiçbir şeyi, kin gütmeseydim hiçbir şeye ve gitseydim insanlardan uzaklara, canavarların yakınına -ötelere, ıssızlığın ortasına. İşte orada evcilleşmemiş ruhumla bir başıma yüzleşseydim gökyüzüyle. Güçlendirsem görüşümü uçsuz bucaksız ıssızlığın görüntüsüyle, kasırganın bir parçası olsam, samyelinin bir esintisi, birleşsem ıssızlığın suskun tiniyle, vaftiz etsem ruhumu ateşle, her akşam kudurup aşağılarda batıda azıtan renklerle.
Ah! Sevmeseydim hiçbir şeyi ve doysaydım ruhumun çöle duyduğu o büyük geçmiş özlemine!
Sana bakıyordum ve yabancı tutkular tutuşuyordu içimde, türkülerimin kanatları ve isteklerimin saltık gücüyle yakalayayım seni diye, başka bir yere gidelim diye, sevgilim başka bir yere, bilmem ki ben de nereye… Oraya, sonsuz sevincin durgun ve saklı sulardan yükseldiği yere. Mutlu ve güzelce, konuşmadan uzanacağız ikimiz o yerde. Yapıştıracağım dudaklarımı Senin dudaklarının üzerine, sonsuza dek sürecek bu öpüşme, uzanacağız toprağın üzerine ve geceler üstümüzden geçecek, güller dökülecek, yapraklar düşecek, öpüşmemizse sarsılmayacak, sonsuzluk gibi, gece gibi büyük olacak.
Bir delilik ve bir ağu dökülüverdi bedenimin üzerine, yakaladım onu ve duydum yumuşaklığını memelerinin göğsümün üzerinde -ürperdi bütün bedeni ve boyun eğdi- ayrıldığımızdaysa yorgun, mutlu ve suskun, bir başıma kaldım, sonsuz bir acı yükseldi içimden -sanki artık umacak ve sevinecek hiçbir şeyim yokmuşçasına- yalnızmışçasına, yalnız, gecenin içinde…