lethe

lethe
@neraidas
• bibliophile •
“Mideni bozan bir şey mi yedin?” dedi Bernard. Vahşi, başıyla doğruladı. “ Uygarlık yedim.” “Ne?” “Zehirledi beni uygarlık; kirlendim. Sonra da,” diyerek daha alçak bir sesle ekledi, “içimdeki kötülüğü yedim.”
Sayfa 239
Reklam
“İnsan bir şeylere inanır, çünkü onlara inanmaya şartlandırılmıştır. İnsanın kötü nedenlerle inandığı şeyler için başka kötü nedenler bulmak, işte felsefe budur. İnsanlar Tanrı’ya inanırlar çünkü öyle şartlandırılmışlardır.”
Sayfa 233
“Elbette görünecek. Istırap karşılığında kazanılan şeylerle kıyaslandığında, şu andaki mutluluk çok sefil kalır. Ve tabii ki istikrar, istikrarsızlık kadar gösterişli değildir. Mutlulukta, şanssızlığa karşı verilen mücadelenin ihtişamlarından hiçbiri yoktur. Günahla mücadelenin veya ihtiras ya da şüphe nedeniyle ölümüne altüst oluşların görkemini bulamazsınız mutlulukta. Mutluluğun yüce bir yanı yoktur.”
Sayfa 220
“İstikrar,” dedi Denetçi, “istikrar. Toplumsal istikrar olmadan uygarlık olmaz. Bireysel istikrar olmadan da toplumsal istikrar olmaz.”
Sayfa 65
“Onları ısıyla büyümeye şartlandırıyoruz,” diyerek başladı Bay Foster. “Üst kattaki iş arkadaşlarımız onlara sıcağı sevmeyi öğretecekler.” “Bu da,” diye veciz bir ifadeyle ekledi Müdür, “mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek.”
Sayfa 42
Reklam