O günden beri bunun bir rüya olduğuna ikna etmeye çalışıyorum kendimi. O olayın bir rüya olduğuna! Ama değildi. Rüya olan asıl bu. Bu yaşadığımız gerçek değil. Bu dünya olası bile değil. Geçek oydu. Asıl olup biten oydu. Hepimiz ölüyüz ve ölmeden önce dünyanın da sonunu getirdik. Hiçbir şey kalmadı geriye. Rüyalar dışında hiçbir şey.
Kısırdöngüsünden bir türlü kaçıp kurtulamadığımız o sonsuz ölüm ve doğum girdabının kendi yaratımız, kendi arayışımızın eseri olduğunu; dünyaları birleştiren güçlerin Geçmiş’in hataları olduğunu; ebedi kederin doymak bilmez arzunun ebedi açlığından ibaret olduğunu; sönüp gitmiş güneşlerin, ancak ve ancak kaybolmuş hayatların ateşi söndürülemez tutkularıyla yeniden alevlenebileceğini öğrenmek zorunda kalabiliriz - Lafcadio Hearn
“Gerçekliğin ruhumuz bile duymadan belki de sürekli değiştiriliyor, yenileniyor olduğunu - ama bizim bunu bilmediğimizi, bu bilgiye yalnızca rüyayı görenin ve bu rüyadan haberdar olanların vâkıf olduğunu düşündünüz mü hiç?”