Çocuğumla senin aranda bölünmek istemiyordum; nitekim kendimi sana, benden bihaber kendi hayatını yaşayan mutlu adama değil, bana ihtiyacı olan, bakıp beslemem gereken, öpüp sarılabildiğim çocuğa adadım.
Daima etrafındaydım, daima heyecan içinde, hareket halindeydim; ama sen, hep cebinde taşıdığın, karanlıkta senin saatlerini sabırla sayıp ölçen, yollarında sana duyulamayan kalp atışlarıyla eşlik eden, saniyelerin milyonlarca tik takında sadece bir kez alelacele göz attığın saatinin zemberiğinin gerilimini hissetmediğin gibi benim gerilimimi de hissetmedin.
Yeni bir yılın ilk ayının neredeyse sonu. Ne yapıyor olmam gerektiğini bilmesem de, hiçbir şey yapmamışım gibi hissediyorum, bu yalnızca hiçbir yere varamama ve zamanın geçip gitmesi hissi.