Books2, bir alıntı ekledi.
 55 dk. · Kitabı okuyor

Artık bir çocuk olmadığımı biliyordum, ama bir 'yetişkin' de değildim. Çocukluğun neşe dolu kayıtsızlığı ve yetişkinliğin bilinçlendirici acısı ve hayal kırıklığı arasında asılı duruyordum.

Sol Ayağım, Christy BrownSol Ayağım, Christy Brown

"Inside Out(2015)"
Üzüntü: Neşe dur, orada kaybolabilirsin!
Neşe: Olumlu düşün biraz.
Üzüntü: Düşüneyim, orada kaybolacağın konusunda olumluyum.

Şeref Akgül, bir alıntı ekledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

ben varlığa bir türlü alışamadım - dünyanın varlığına ya da öbür şeylerin varlığına - kendi varlığıma da alışmadım. içini, özünü boşaltmakta olan biçimlerle karşılaşıyorum durmadan; gerçek gerçek değil, sözcükler yalnızca anlamsız sesler... kendimi gözden geçiriyorum, anlaşılmaz, nedeni bilinmez bir acıya gömülmüşüm. adı konmamış üzüntüler, gereksiz pişmanlıklar içinde boğuluyorum. bir çeşit aşk, bir çeşit nefret, bir neşe gösterisi, tuhaf bir acıma duygusu... neye? kime? bana kalırsa, benim tiyatrom daha çok kendini ortaya vurmak. ama benim kendimi ortaya vuruşum anlaşılacak gibi değil, sağır kulaklara çarpıp kalıyor. başka türlü de olabilir mi?''

Eugene lonesco

Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 36)Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 36)
rosa kona, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · 10/10 puan

Koruyuculuğa soyunanlar –en iyisinden en berbatına kadar–, sihir dolabı misali paltolarının içine alıp saklarlar insanı. Sonra da bir sihirbazın maharetleriyle orada kendi istedikleri kişiye dönüştürürler. Hepsindeki aynılığın haricinde, beni öfkelendiren, hepimizdeki palto içine girme istediğiydi.

Şarkısı Güzel, Dilek Neşe Açıker (Doğan Kitap)Şarkısı Güzel, Dilek Neşe Açıker (Doğan Kitap)

Bir kuşun Güneş'e kanat Çırpışı gibiydi sana gelmek, ne kadar yakıcı olsada tereddüt etmeden sana yürümek.. Yitip giden sonbahar ağaçları gibiyim bugun. Bir yaprak daha veriyorum kara toprağa. Bir yağmur daha başlıyor sağnak sağnak.. Hüznün sesini duyabiliyorum. Zaman'ında gövdem de hissettiğim hüznü ilk kez duyuyorum. Hüzün hiç bu kadar sesli olmamıştı... Ve ilkbahar... İşte senin sesin.. İşte neşe işte haz.. Duyuyorum bu kez sevincin sesini.. Tekrardan gövdemi yeşerten güneşi (seni)görüyorum. Sevinç hiç bu kadar net görülmemişti.. Her geçen gün biraz daha büyüyorsun içimde. Her geçen gün biraz daha şiddetleniyor sevgimiz. Her geçen gün biraz daha sarıp sarmalıyorsun beni. Kalbimin sokaklarında saklıyorum seni. İlkbahardaki birlikteliğimiz için sonbahar yağmurlarına katlanmaya varmısın ?

Gülüşelimmmmmm.
Benim gibi sebepsiz gülen salaklar gittikleri yere neşe götürür. Çünkü gülmek bulaşıcıdır.

HAYRIYE GUNGOR, bir alıntı ekledi.
Dün 14:41 · Kitabı okuyor

Sümbül de, fesleğen de,diken ve güller de.Aslanin yürek hoplatan kukreyisinde, bülbülün nagmesinde. Neşe veren goncada, gülün ruhu okşayan kokusunda. En ufak zerrede de,en ufak canlıda da. Yalnız sensin. Sen!

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed HilmiA'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi
Aysss, bir alıntı ekledi.
Dün 11:19 · Kitabı okuyor

"Bazen şarabın konuştuğunu duyar gibi oluyorum; yalnızca ruhların duyup anlayabileceği bir sesle özünden şöyle diyor: “Ey insan, sevdiğim, camdan hapishaneme ve mantar sürgülerime rağmen sana kardeşlikle dolu bir şarkı, neşe, ışık ve umut dolu bir şarkı söylemek istiyorum. Nankör değilim ben; hayatımı sana borçlu olduğumu biliyorum. Sarf ettiğin onca emeği ve sırtındaki güneşin sıcaklığına ne zamandan beri dayandığını biliyorum. Madem hayatımı sen verdin bana, ben de seni ödüllendireceğim. Borcumu sonuna kadar ödeyeceğim; çünkü ben ağır işten sonra kurumuş bir boğazın dibine inince müthiş bir neşe duyarım. Namuslu bir adamın göğsünü, o hüzünlü ve vurdumduymaz mahzenlere tercih ederim. Orası, yazgımı can atarak yaşadığım sevinçli bir mezardır. İşçinin midesinde büyük bir kargaşa çıkarırım ve oradan, görünmez merdivenlerle beynine çıkıp olağanüstü dansımı yaparım."

Şarabın Şiiri & Esrarın Şiiri, Charles BaudelaireŞarabın Şiiri & Esrarın Şiiri, Charles Baudelaire
rosa kona, bir alıntı ekledi.
Dün 11:13 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Eski filmleri de eski şarkılar kadar severim. Gizliden gizliye izlerim. En sevdiğimdir Vesikalı Yârim. Kurtizanlarınkine benzemez Sabiha’nın gözünün buğusu. Ağlarken altdudağı titreyen güzel kalpli insanlardandır o. Ben ağlayamam. Bu sebepten gıptayla izlerim Sabiha’nın gözyaşını. Manav Halil, Manav Halil’dir işte. Eninde sonunda eve döner Manav Halil’ler. Bir iyilik bulamam Halil’de. Ne Sabiha’yı sevişinde, ne terk edişinde

Şarkısı Güzel, Dilek Neşe Açıker (Sayfa 141 - Doğan Kitap)Şarkısı Güzel, Dilek Neşe Açıker (Sayfa 141 - Doğan Kitap)

"Neşe bedenin senfonisi anlamına gelir, başka bir şey değil. Bedenin musiki bir ritim tutturması demektir, hepsi bu. Neşe zevk değildir; zevki başka şeylerden alırsın. Neşe sadece kendin olmaktır. Capcanlı, hayat dolu, zinde... Bedeninin içinde ve çevresinde çalan belli belirsiz bir müzik, bir senfoni, neşe budur işte."

Osho,2