AŞK BÖYLE BİRŞEY Merhaba dünya, merhaba sana. Yeniden güne başlamalı Leylam ile. Leylam derken bile ne mutlu bana. Evin dört yanı nasıl da güzel kokar oldu. Ahh, tabii beyaz; Şu beyaz güllerin kokusu bitiriyor beni. Hah, işte masamda duruyor; O resim, o cazibeli resim. Bu kız nasıl bir varlıktır yahu ? Neşe mi desem, huzur mu ? Bu ne güzel duygudur, Allah’ım. Hava da Leylam kokuyor. Evet, güneş tepemde; yine seni soruyor, Tebessüm edip duruyor. Selam olsun size, karşı kahvenin dayıları. Selam olsun sana, Kemal abim. Selam olsun sana, kedicik. Selam olsun size de çocuklar. Unutmayın, Leylama da verin selamımı. Ağaçlar, kaldırımlar, uçan balonlar… Unutmayın. Şimdi sana sesleniyorum, iffetli kadın; Çatık kaşlı, gamzeli kadın.
Küçük Adımlar Büyük Yarınlar
Dünyanın en güzel çiçeği, Gözlerinde neşe pırıltısı, Kalbiniz sevgi dolu bir bahçe, Çocuklar, yarının umut ışığı. Küçük adımlarla koşun yarınlara, Dünyayı güzelleştirin gülüşünüzle, Gökyüzündeki yıldızlar gibi parlayın, Sizden güç alıyoruz hep sevginizle. Bir oyuncağa sığar dünyanız, Dert nedir bilmez o saf yüreğiniz, Siz güldükçe güneş açar içimizde, En büyük servetimiz, tek gerçeğimiz. Sevgiyle büyüsün o masum yüzler, Yolunuz her zaman aydınlık olsun, Dünyaya huzur getiren bu sesler, Sonsuza dek neşeyle hep dolsun...✍🏻 ©EMİRHAN ARSLAN
Reklam
Mardin’de Kadim Bir Gelenek
Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Dêrguz (Aykut) Köyü’nde, her yıl Mayıs ayında açan sarı güller, köylüler için özel bir günün habercisi olur. Köyün tepesinde yer alan ve halk arasında Şêxbîn Ziyareti olarak bilinen bu mekân, her yıl anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yapar. Bu, sıradan bir ziyaret değil; Geçmişin izlerini taşıyan bir anma geleneği, doğayla iç içe geçen bir piknik ve köy halkını bir araya getiren festival havasında özel bir gündür. Eskiden bu özel günde her aile bir horoz kesermiş. Günümüzde ise bazı aileler hazırlıklarını evlerinde yapıp buraya getiriyor. Ancak aynı ruh; sohbetlerde, halaylarda, geleneksel oyunlarda ve paylaşılan anılarda yaşamaya devam ediyor. Ben de bu özel günde Dêrguz (Aykut) Köyü sakinlerine misafir oldum. Köy halkıyla sohbet ettim, kendilerine özgü oyunlarını kayda aldım, halaylarına ve müziklerine eşlik ettim. Neşe ve samimiyetle geçen bu gün, benim için hem kültürel hem de duygusal açıdan unutulmaz bir deneyime dönüştü. Doğanın, inancın ve geleneğin iç içe geçtiği bu özel yolculuğa siz de davetlisiniz. Yoruma bıraktım linkten videoyu izlemeyi unutmayın 🥰
(Rüya) (Alpay* (*Mafya Lideri) Baronun eşi Semiha Hanımla birlikte bir galeride araç bakıyordu. Semiha Hanım istediği kadarıyla Lüks olmadığı gerekçesiyle Alpayın arabasına binmek istemedi. O yüzden galerideydiler) Alpay: Tamam bu Mercedes güzel (Arkadaşına döner ve) Sen ödemeyi hallet Semiha Hanım:Hani beni barona götürecektin ? Alpay:Toplantısı varmış iki saat oyalanın dedi Aç mısınız ? Semiha: Değilim (Arkasını döndü ve tavırlı tavırlı yürümeye başladı) (Alpay da hızlıca takip etti yürürken) Alpay: Siz beğenmeseydiniz arabayı almazdım Semiha: Benim için yaptın yani (Güler) Alpay:Kızmayın ama evet Elimden geleni yapıyorum Burdan bu kadar oluyo Kocanızın Uşağı gibi bişeyim sonuçta (Tekrar kahkaha attı ve dışarıdaki araca bindi) (Hoşlandığını fark etmeye başladı oysa Alpay kör kütük aşıktı.): Semiha:Kocam ne der sonra Alpay:Eşiniz sağlam adam sayesinde zengin oldum Ticaret yapmam için bana destek oldu Söyleyecek bir şeyim yok Onu seviyorum Ama sizi daha çok seviyorum. (Semiha Kokain Tablasını çıkardı ve çekmeye başladı birazını da ağzına attı) Alpay: Bana da verebilir misiniz ?
Edebiyat
Gülümsedim o sıra, Bazen sevinirim, Sevinmek nedense hep yedi yaşında... Didem Madak
Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor
“Ner'den aklıma esti kim bilir Gezdim dün gece şehri şöyle bir Herkes evinde, kendi hâlinde Her yerde huzur, her yerde neşe Bir ben uykusuz Bir ben huzursuz Bir ben çaresiz Bir ben sensiz”
Müzik
Reklam
Reklam