“Yaşamı olaydan yoksun olduğundan bir olay onun başına ancak babam vasıtasıyla gelebiliyordu. Tarihini de yitirmişti. Onun tarihi artık, kaçınılmaz olarak, babamın tarihi demekti.”
“Hayatının yaşamasına izin verilen parçası, o kısır, verimsiz köşe sırlarını tüketince düşüncelerini hayatla ölüm arasındaki o dar, o uzun çizgide dolaştırarak oyalanıyordu.”