Uyanık kalan insanların odaklanma becerisi alaşağı oluyor gibiymiş. Aslına bakılırsa, on dokuz saat aralıksız uyanık kaldığınızda bilişsel yetileriniz sarhoş olmuşsunuz gibi azalır, odaklanamaz, net düşünemez hale gelirsiniz.
Sonra beklemediğim bir şey oldu. On dördüncü günün sabahı uyandığımda, geldiğimden beri her sabah olduğu gibi iPhone'umu almak için elim hemen komodine uzandı. Hiç mesaj almamış olan, üstünde sadece en yakın hastanenin yerini gösterme seçeneği bulunan akılsız telefonum geçti elime... Kafamı çevirdim ve okumak istediğim tüm kitapların beni beklediğini gördüm. Ve ne olduğunu tam çıkaramadığım şiddetli bir duyguya kapıldım. Yıllardır yaşadığım en kötü hafta böyle başladı.
Ama sonrasında okuduktan şey hakkında test edildiklerinde, ne kadar hızlı okudularsa o kadar az şey anladıktan ortaya çıkmış. Hızın artması anlayışın azalması anlamına geliyormuş.
Verilere baktıklarında ortaya çıkan grafiğin Twitter'dakine çok benzediğini görmüşler. 130 yıldan uzun süredir, her onyılda konuların gündeme yerleşme ve gündemden düşme hızı gitgide artmış.
Dikkat konusunda baş gösteren bu krizin demokrasinin 1930'lardan bu yana yaşadığı en büyük krizle çakışmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Odaklanamayan insanlar basit otoriter çözümlere daha fazla yönelecek, bu çözümler başarısız olduğunda da durumu açık seçik göremeyeceklerdir.