Cicero, bu eserinde “en yüksek iyilik” (summum bonum) kavramını ve insanın ahlaki yaşamının temel amacını sorgular. Filozof, Stoacılık, Epikürosçuluk ve Akademik şüphecilik gibi farklı felsefi akımları tartışmaya açar ve bu akımların "mutluluk", "erdem" ve "zevk" gibi kavramlara yaklaşımlarını karşılaştırır.
Cicero, kendi fikirlerini açıkça belirtmek yerine, farklı görüşleri bir diyalog halinde karşılaştırmış.
Cicero adına okuduğum ilk eserin bu olmasının bir hata olduğunu okurken anladım ancak artık çok geçti. Kesinlikle bu eserden başlamamak gerekiyor.
Dolayısıyla iyi şeylerin gayesinin doğru yaşamak olduğunu söyleyen herkes bana yanılıyormuş gibi görünüyor, biri diğerinden daha çok yanılıyor, o kadar.
Bu yüzden bilgenin bu tür durumlarda tercihi şu olur: Ya hazları reddederek diğer daha büyük hazların peşine düşer ya da acıları seçerek daha büyük acılardan kurutulur.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır? kitabını sevenler için okunması gereken bir kitap daha...
Kitapta hayata dair çok fazla öğüt var ve bu örgütlerin kaynağı da öyle boş bir keseden değil. Yaşamış, görmüş, geçirmiş ve çalışmış bir insan olan Muazzez İlmiye Çığ tarafından geliyor.
Özellikle Sümerlerin Türklerin Kenger boyuna dayandırılması beni şaşırttı.
Iyi okumalar dilerim.