“bir sokak çocuğunun sattığı tüm mendilleri satın alırdı seni sevmek. sıcak çorba içirirdi. sonra başını okşayıp sarılırdı o çocuğa. seni sevmek çağ açıp kapatmazdı ama mevsimlere yön tayin ederdi. seni sevmek ıslak saçlarımı kuruturdu. balkonlarda nane. seni sevmek bana çok şiir okuturdu çok şiir söyletirdi çok şiir yazdırırdı. seni sevmek tüm o şiirleri kadife bir sandıkta naftalinlerle koyun koyuna saklatırdı.”
“neye dokunsam rengini kaybediyor. nesneler değil sadece, buna insanlar da dahil. hiçbir şeyle ünsiyet kurmamaya niyetliyim artık. bir kuşu seyretsem kanadı kırılacak sanki. bulaşıcı bir sakatlık taşıyor gibiyim. ve her şey ne zaman başladı, hatırlamak bugün çok güç. öyle uzun zamandır. çiçeksizim ki. dallarımı buduyor sandığım hayat köklerimden söküyormuş da fark etmemişim.”
“dünya yörüngesinden ayrılalı çok oluyor fakat yakalamak gibi bir niyetim yok artık. ardına düşüp yetişmek. falan. deli saçması onun ardı. ben bir sana yetiştim. bu kurtlu elma nereye isterse gidebilir şimdi.”