Bin tane vahşi ve uysal din, akla gelebilecek her tür hükümet, kaplandan ev kedisine, her ulus kendisinin tek gerçek dine ve akli dengesi yerinde olan yegane hükümete sahip olduğunu biliyor. Her biri geri kalanların hepsini hakir görüyor, her biri birer ahmak ve bundan şüphelenmiyor, her biri hayali üstünlüğünden gurur duyuyor, her biri kendisinin Tanrı'nın gözdesi olduğundan tamamen emin, her biri şüphe duymaz bir özgüvenle Tanrı'yı savaş zamanında idareyi eline almaya çağırıyor, Tanrı düşmanın tarafına geçtiğinde her biri şaşırıyor ama alışkanlık gereği bunu affedip övgülerine devam edebiliyor tek kelimeyle, tüm insan ırkı halinden memnun, her zaman memnun, inatla memnun, yıkılmazcasına memnun, mutlu, minnettar, gururlu; dini ne olursa olsun veya efendisi ister kaplan ister ev kedisi olsun.
Hayır. Para sadece bir simgedir görünür ve somut bir biçimde ruhsal arzu'yu temsil eder. İstediğin herhangi sözüm ona maddi şey sadece bir semboldür: O şeyi kendisi için değil, o an için ruhunu memnun edeceği için istersin.
İnsanın doğruyu yanlıştan ayırıyor oluşu, onun diğer yaratıklardan zihinsel olarak üstün olduğunu kanıtlar; ama yanlış yapabiliyor oluşu, onun yanlış yapamayan herhangi bir yaratıktan ahlaki açıdan daha aşağı olduğunu kanıtlar. Bu konumun saldırılabilir olmadığı inancındayım.
İnsan bir bukalemundur; doğasının yasası gereği, bulunduğu yerin rengini alır. Çevresindeki etkiler onun tercihlerini, kaçındığı şeyleri, politikasını, beğenilerini, ahlakını, dinini yaratır. Bunların hiçbirini kendisi için yaratmaz. Öyle yaptığını zanneder, fakat bunun sebebi meseleyi etraflıca incelememiş olmasıdır.
G.A.: Pekala, bu kesinlikle yeterince tuhaf bir öğreti. Bir insanı bir şey yapmaya iten biricik güdü nedir?
Y.A.: Kendi içini ferahlatma güdüsü kendi içini ferahlatma ve onun onayını kazanma zorunluluğu.