Püsküllü bir yıldızın sancılı merhametine sığınan kervan gibi geçiyorsun kalemimden,
Ürkek,
ağlamaklı,
uykulu,
kaygılı.
Seni tarif etmek için birbiri ardınca sıraladığım
tüm kelimeler ekmek kırıntısı gibi dağılıyor
Geriye ne sen kalıyorsun
ne varlığın.
Hep sen kalıyorsun
hep yokluğun
Biraz maviliğin
biraz kapalı kapın
Biraz da durulmuş bir evreni kınında saklayan gözlerin
Geriye her şeyin kalıyor.
Ama geride kalmıyorsun...