Evet, tuhaf bir yazgısı vardı! Tepetaklak gidiyordu ve şu an yine eli boş, çırılçıplak ve aptal aptal dikiliyordu dünyada. Ama bundan dolayı bir üzüntü duymuyordu, hayır, içinden işte öylesine gülmek geliyordu, kendi kendine gülmek, bu acayip, bu sersem dünyaya gülmek.
İnsanların büyük çoğunluğu, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgarın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgar varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.