Demek ki buraların ormanını kesip pıtrak gibi yazlık siteler yapan, otel diken, denizi dolduran, tepelerde maden arayan, dağları yaralayan şehirliler, denizimizi de elimizden alıyor diye düşündüler.
Deniz ekmek kapısı, deniz hayat, deniz sevgili, deniz zalim, deniz suskun, deniz sevecen, deniz öfkeli. Bazen acından öldürür balıkçıyı bazen de verdikçe verir. Deniz her olta sallayana, her ağ atana teslim etmez kendini.
Hayat ağırdı burada, zordu, bedenini mecalsiz kılacak kadar zorlanmadan ayakta kalamazdın. Böyle bir hayat,köyün sadece kadınlarının, erkeklerinin değil, çocuklarının bile değişmez bir kabullenişini zorunlu kılardı.