" Fincanda bekletilmiş kahvenin telvesi gibiyim. Bir suyla akıp gidebilecek gibiyim ama işte bekletilmişim ve başkalarının yazgısını okutturuyorum başka dudaklara... Üstüme dikilen bakışlar bir kehanet sunuyor dinleyenlere...Gelecek bekliyorlar benden ama bilmiyorlar ki ben sadece telveyim ... Yine de inatla okuyorlar üstümü. Sonra bir su darbesiyle, yok ediyorlar beni..."
" Sevildiğimi sandığım bir uykuya dalmışım şimdiki zamanda . Uyanıyorum ve geçmişe akıyor bu anlar... Sanmak ve anmak... Sevdiğini sanmışım ve sevildiğimi sanarak anıyorum simdi bu yarı kapalı gözlerle tahayyül ettiğim rüyayı..."