1. İsmet Sıfatı (Günahsızlık ve Korunmuşluk) Peygamberlerin en önemli vasıflarından biri ismet sıfatıdır. Allah, elçilerini günah işlemekten, hata yapmaktan ve özellikle vahyi tebliğ ederken şahsi hırslara veya dış baskılara boyun eğmekten özel olarak korumuştur. Tüm dünya bir araya gelip baskı kursa bile, bir peygamberin Allah'ın emrinden sapması veya ondan taviz vermesi bu sıfat gereği imkansızdır. 2. Vahyin Dokunulmazlığı Peygamberler kendi kafalarından konuşmazlar. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Muhammed (s.a.v.) için şöyle buyrulur: "O, nefis arzusu ile konuşmaz. Onun konuşması ancak kendisine bildirilen bir vahiydir." (Necm Suresi, 3-4) Eğer bir peygamber -haşa- Allah'ın emrinin dışına çıkacak olsaydı, bizzat Allah buna müdahale ederdi. Bu durum da Hakka Suresi'nde çok sert ve kesin bir dille ifade edilmiştir: "Eğer o elçi, bizim adımıza birtakım sözler uydurmuş olsaydı, onu elinden sımsıkı yakalardık. Sonra onun şah damarını koparırdık." (Hakka Suresi, 44-46) 3. Tarihteki Örnekler ve "Tavizsizlik" Tarih boyunca peygamberler, tüm dünyanın (veya içinde bulundukları azgın toplumların) baskılarına, tehditlerine ve cazip tekliflerine maruz kalmışlardır. Hz. Muhammed (s.a.v.): Müşrikler kendisine gelip "Bir yıl sen bizim ilahlarımıza tap, bir yıl da biz senin ilahına tapalım" dediklerinde veya "Seni kralımız yapalım, en zenginimiz yapalım, yeter ki bu davadan vazgeç" diye teklif sunduklarında, O'nun cevabı net olmuştur: "Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseniz, ben yine de bu davadan vazgeçmem." Hz. İbrahim: Tüm kavmi ve dönemin en güçlü kralı Nemrut karşısında tek başına durmuş, ateşe atılmayı göze almış ama Allah'ın emrinden kıl payı sapmamıştır. Özetle; Peygamberler Allah'ın koruması altındaki elçilerdir. Dünya üzerindeki tüm insanlar,
bu bir araştırmadır herhangi bir toplumu kötüleme değildir
Gülbank veya gülbang; yapılacak bir işin hayırla sonuçlanması, sağlık, esenlik, başarı veya şükür amacıyla toplu halde okunan, belirli bir ritmi ve kalıplaşmış ifadeleri olan dualara verilen isimdir. Kelime anlamı olarak "bülbül sesi, güzel ses, zafer narası" gibi manalara gelir.Gülbank duası hakkında öne çıkan bazı özellikler şunlardır:Okunuş Şekli: Genellikle yüksek sesle, ahenkli, secili (iç kafiyeli) ve melodik bir yapıda okunur. Duanın sonunda genellikle "Allah, eyvallah", "Hû" veya salavat getirilir.Kullanım Alanları: Geleneksel Türk ve Osmanlı cemiyet hayatında, özellikle tekkelerde, tarikat ayinlerinde, esnaf toplantılarında (ahi teşkilatı) ve yemek dualarında sıkça kullanılmıştır.Günümüzdeki Yeri: Günümüzde en yaygın örneklerini Alevi-Bektaşi cem ibadetlerinde (cemselâm, lokma duaları vb.) ve bazı büyük camilerde (özellikle Cuma namazı öncesi müezzinler tarafından okunan dualarda) görmek mümkündür.Detaylı metin yapıları ve ritüeller hakkında bilgi almak için TDV İslâm Ansiklopedisi kaynağını inceleyebilirsiniz. Gülbank duası, tek bir kalıplaşmış metinden ibaret değildir; okunduğu yere, amaca ve geleneğe (Alevi-Bektaşi, Mevlevi, Yeniçeri/Mehter, Cami müezzinliği) göre farklı sözleri ve çeşitleri bulunur. Gülbankların ortak özelliği, genellikle ritmik, kafiyeli (secili) bir dille yazılması ve katılımcıların aralarda yüksek sesle "Allah Allah" demesidir. [1, 2, 3, 4] Kullanım alanlarına göre en bilinen gülbank sözleri ve örnekleri şunlardır: ## 1. Alevi-Bektaşi Geleneğinden Genel Gülbank Örneği En yaygın olarak cem ibadetlerinin başında, sonunda veya yemeklerden (lokmalardan) sonra okunan standart bir gülbank şu şekildedir: "Bismişah, Allah Allah! Akşamlar hayrola, hayırlar fethola, şerler defola. Müminler ber-murat ola, münkirler matola, münafıklar berbat
1000Kitap
Reklam
Lütfen, yumuşamayalım! Net olalım, hakkı konuşalım. Ne kadar esnek olursak olalım, İslam’a düşman bir kitle her zaman olacaktır. Hakkı en güzel üslupla dile getiren peygamberimiz bile linç edilmekten kurtulamamıştır. İslam ve hakikat bu sürtüşme ile ayakta kalacaktır. Allah ilk insandan itibaren süreci böyle takdir etmiştir. Sanmayalım ki biz taviz verdikçe İslam’a ısınacaklar. Onlar, bizi de kendilerine benzetmek istiyorlar. Dünyanın basit menfaatleri için dinimizi yaşamaktan ve anlatmaktan vazgeçmeyelim. İş hayatının geçici zevkleri için kimliğimizi değiştirmeyelim. Onlar bizden utansın. Biz ezilip büzülmeyelim. Allah’ın rızası için bu dünyaya tekme atabileceğimizi hissettirelim. Ahlakımızdan ödün vermeden bunları yapalım. Kaba olmayalım ama inandığımızı ifade etmekten de çekinmeyelim. Rabbim bizi delikanlı kullarından eylesin. Salih Eğridere
gelen ilk kelimeye şiir denemesi yapcam zaqa.net/hjaldkfjfkwlwl
Az önce instagramda İsmet Özel'in bir konuşmasına denk geldim.Özel’i dinleyince insan “konuşma” değil, sanki zihninin içinden geçen bir şiir duyuyor. Sertliği ayrı bir dil, suskunluğu ayrı bir anlam. Bir bakıyorsun kelime değil fikir çarpıyor,bir bakıyorsun fikir değil adamın iç kavgası konuşuyor. Aynı anda hem asi hem ağırbaşlı olabilmek herkesin harcı değil. Adamın kendine has bir tarzı var. İsmet Özel'e benzeyen yazar, şair hiç gördünüz mü ? Göremezsiniz, o şahsına münhasır bir isim..Kendi çağının içine sığmayan adamlardan o... Şimdi tartışılıyor ama yıllar sonra daha net anlaşılacak. Umarım bu dünyadan onu bir nebze olsun anlayarak göçüp giderim :'
İsmet Özel
Sana güvenmiyorum ~ Dedubülman
Yeminler etsen, "Allah biliyor" desen İçini görüyorum, sana güvenmiyorum Yağmur bu, yağar, diner, gücenen varsa gider Sebebim aynı, sana güvenmiyorum Zaqa profilimi ziyaret et ve bana soru sor zaqa.net/Safsu
Müzik
Reklam
Reklam