Lady Chatterley ve Mellors’un Aşkı
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 20:18
Güzel bir aşk hikayesi okumak isteyen herkese önerebileceğim, zaten üzerine söylenebilecek çok şey olmayan, klasik bir eser. Çeviri elbette çok şey fark ettiriyor klasik seçimlerinde. Zeplin yayınlarının bu çevirisinden çok emin olamamıştım başta, ancak farklı yayınevlerinden çıkan kitaplardan yapılan alıntılara baktığımda bu çevirinin çok güzel olduğunu gördüm. Redaksiyon için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, tekrar eden kelimeler çokça göze çarpıyor. Filmini izledikten sonra kitabı okuma hatasına düştüm, dolayısıyla karakterler filmdeki gibi canlandı kafamda okurken. Filmin kitaba büyük oranda sadık kaldığını fark ettim birçok yerde. Ancak özellikle o muhteşem finali bence hiçbir film sahnesi anlatamaz. Okumanın keyfi tam da burada. Karakterleri sevdim, insani zaafları güzel yansıtılmış, Lawrence insan doğasını yazmakta çok başarılı. Kadın ve erkek temsilleri zamanının çok ötesinde. Dolayısıyla ilk basıldığında anlaşılmaması ve yasaklanması şaşırtıcı değil. Hatta kitabın erotik yönünden dolayı değil, tam da bu farklı erkek ve kadın temsilleri yüzünden o dönemde rahatsız edici olduğunu düşündüm. Yoksa erotizm içeren kısımlar son derece doğal bir anlatımla yazılmış. Başka kitaplarını da okuduktan sonra yazar hakkında daha net bir kanıya varabilirim diye düşünüyorum. 
Leydi Chatterley'in AşığıD. H. Lawrence · Zeplin Kitap · 20202,055 okunma
7/10
·560 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:31
İnceleme Spoiler İçerir Yazarın tüm kitaplarını okumuş ve Babil kitabı ile Haşhaş Savaşı serisini çok çok seven biri olarak bu kitabında sıkılmak beni üzdü. Kitap daha çıkmadan zaten çok patırtı koparmıştı. Bu kitabı okumadan şu şu kitapları, bu bu metinleri okuyun vs diye listeler falan paylaşılıyordu. İnsanda bu kadar dolu dolu, göndermeli bir kitabı dümdüz okursam bir şey anlamam diye düşünüyor. Ama alakası yok, Dante yada mitoloji hiç bir şey bilmeseniz de kurguyu anlayabilirsiniz. Tüm göndermelere hakim olmak zorunda hissetmediğiniz sürece sorun yaşamazsın. Kurguya gelecek olursak yazarın mutsuz/gri sonları meşhur olduğu için hep Peter'ın eninde sonunda öleceğini bekliyordum, asıl beklemediğim geri dönmesi oldu. Yani yazar mutlu sonla beni şaşırttı, hiç onluk değildi sanki. Hikaye aslından fikren cok güzeldi, büyü sistemi de ilginçti, özgündü kabul. Ama bize büyünün nasıl işlediğini anlatıp sonra su paradoksu kullanacağım diyip geçse mesela çok daha akıcı olurdu kitap. Sürekli bir bilgi bombardımanına tutuldum sanki. Başlarda bir iki bu nedir diye bakayım dedim ama sonu bucağı gelmiyor, bir de yazar zaten kitapta uzun uzun açıklıyor sürekli. Cehennem katmanları, tasvirleri güzeldi ancak yolculuk çok uzadı gibi. Olaylar kısa sürede gerçekleşiyor aslında ama çok ayrıntı okuyoruz, yoruyor. Yine yazarın başka bir imzası da gri/anti kahramanları ana karakter yapmasıdır. Ben şimdiye kadar bir şekilde gri de olsa sevmiştim tüm ana karakterleri, Rin koyu gri Robin açık griydi bence ama yinede sevmiştim. Alice ise gri degildi, finale kadar gayet net bir siyahtı. Yok akademik ortamdaki rekabet, yok akıl hocasının kötülüğü ve etkisi, yok hırsı vs. yaptıkları için hep bie bahanesi vardı ama zaten cehennemdeki tüm karakterlerin durumu buydu, nedensiz salt kötü olmak
1000Kitap
KatabasisR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 2025642 okunma
Reklam
SPOİLER İÇERİR!!!!
6/10
·408 syf.·
2026 121. kitabı
Kitaba dair yorumum Kitapta çekirdek ailesi olan Bela'nın hikayesiyle başlıyoruz bu hikaye resmen insanı geriyor düşünsenize uyurken tam üstünüzde süzülen garip bir yaratık Allahım ... Anne yani Ursula ne yazik ki tipik bir anne değil şehvet bağimlisi bir tip Russ ise kızına kendini adamış bir baba Ama her şey bu kadar mı hayir Gelelim finale daha doğrusu final gibi görünen saçma sapan sona Olayın bir kisminda yılın 2024 olduğu söyleniyor ama son kısımda 2023 te izin verdiği söyleniyor. Yani onca zaman Bela sandığımız şey Bela değil miydi ne oldu tam belli değil. Bu tarz kitaplara sinir oluyorum. Çok güzel gerdi ama tam bir son yok o nedenle de bitmis gibi görünen ama aslında tam bitmemiş bir kitap okumuşum hissini yaşadım. O nedenle puanim net
2026 Okuma Raporları
Evdeki Tuhaf OlaylarJosh Malerman · Olimpos Yayınları · 202675 okunma
10/10
·124 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 18:18
3D beyimizin mizah anlayışını sevdim. Kitabın bir yerinde insanlardan kaçarken, kaçtığın yere gelen ilk insanın yine kendin olduğunu fark etmek gibi bi düşüncesi vardı. Hoş buldum. Amma velakin benim favori kısmım şu; “Demir Roger’in da aramıza katılmasıyla buradaki cümbüş tamamlanmış oldu. Evden kovulmuş. Her yere sperm fışkırtmasından sevgilisine gına gelmiş. Kitap kulübünden gelen, sevgilisinin paketini daha yeni açtığı ve okumaya can attığı kitabın üzerine fışkırtınca, kitap berbat olmuş. Bu, bardağı taşıran son fışkırtmaymış. Şimdi Düsseldorf’la ateşin başında oturmuş içiyorlar, ahbap oldular. Roger, sevgilisinin yeterince açık olmamasından şikâyetçi. Bu fışkırtma işine artık pek bayılmadığını hissetmeye başlamışmış ama bu işe bir son vermek için gereken net sinyalleri de almamışmış. Mesela, birkaç gün önce Norveç Otomobil Kurumu’ndan gelen bir faturanın üzerine sperm fışkırtmış ve ikisi de buna çok gülmüş. Peki, neden kitap kulübünden gelen bir kitabın üzerine fışkırtmasınmış? “Kızların sorunu bu işte: Nerede durduklarını kestirmek mümkün değil. Uzun süre sorun olmayan bir şey birdenbire yanlış oluyor. Hem de zırt diye” diyor Roger.”
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
8/10
·253 syf.·
2026 33. kitabı
Ve senenin otuz üçüncü kitabının sonuna geldim.Leyla ile Mecnun hikayesini ben önceden okumadığımı fark ettim bu kitabı okuyunca bunu daha net anladım.Çok derinden etkileyen bir hikayeydi iyi ki okudum dediğim kitaplar arasına girdi.Her insanın bu sevda hikayesini okuması gerekiyor bence.Şiddetle tavsiye ederim.Her daim kitapla kalın.
Edebiyat
Leyla ile MecnunNusret Özcan · Eşik Yayınları · 2016780 okunma
9/10
·200 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 14:24
Aptalı Tanımak – Celal Şengör Aptalı Tanımak, ismi nedeniyle ilk başta mizahi bir kitap gibi görünse de aslında insanın düşünme biçimleri, bilgiyle kurduğu ilişki ve eleştirel düşüncenin önemi üzerine yazılmış bir eser. Kitabı okurken sık sık çevremdeki insanları değil, kendimi sorguladığımı fark ettim. Kitabın en dikkat çekici yanı, cehaleti yalnızca bilgisizlik olarak tanımlamaması. Celal Şengör’e göre asıl problem, insanın bilmediğini bilmemesi ve öğrenmeye kapalı olması. Bu bakış açısı kitabın temelini oluşturuyor. Çünkü herkes bazı konularda bilgisiz olabilir ama bunu kabul edip öğrenmeye çalışmakla, her şeyi bildiğini sanmak arasında büyük bir fark var. Kitap boyunca bilimsel düşüncenin önemi sık sık vurgulanıyor. Yazar yer yer sert bir dil kullansa da anlatmak istediği şey aslında oldukça açık: İnsanların duydukları her şeye inanmak yerine sorgulamaları, araştırmaları ve kanıta değer vermeleri gerekiyor. Bazı bölümlerde Celal Şengör’ün üslubu bana fazla keskin geldi. Özellikle fikirlerini aktarırken oldukça net ve tavizsiz bir yaklaşımı var. Bu durum kimi okurların hoşuna gidebilirken kimilerini rahatsız edebilir. Benim için kitabın en tartışmalı tarafı da buydu. Buna rağmen kitap, insanın düşünme alışkanlıklarını gözden geçirmesi açısından oldukça ilgi çekici. Okurken sadece “aptal” olarak tanımlanan insanları değil, hepimizin zaman zaman düştüğü düşünce hatalarını da görüyorsunuz. Aptalı Tanımak, bana bilgi sahibi olmanın tek başına yeterli olmadığını, önemli olanın öğrenmeye açık kalmak ve kendi düşüncelerini de sorgulayabilmek olduğunu düşündürdü. Her görüşüne katılmasam da üzerine düşünmeye değer fikirler barındıran bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey şu oldu: İnsanı gerçekten geliştiren şey, ne kadar bildiği değil; bilmediklerini fark
Aptalı TanımakCelâl Şengör · Ka Kitap · 20152,205 okunma
Reklam
Reklam