Sibel

@Sybella·
·
sabitlendi
Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin. Yolları zorlu ve dik olsa da… Kanatları sizi sardığı zaman, ona teslim olun. Tüyleri arasına gizlenmiş kılıç sizi yaralayacak olsa da. Hem aşk sizinle konuştuğu zaman, ona inanın. Bahçeyi tarumar eden kuzey rüzgârı gibi darmadağın etse de düşlerinizi sesiyle. Çünkü aşk taçlandırdığı gibi çarmıha da gerer sizi.
Sayfa 6·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Kendi yalnızlığından kurtulmaya çalışmanın hiçbir faydası yoktu. Bu, hayat boyunca insana yapışmış bir şeydi. Sadece zaman zaman, bazen, boşluklar dolacaktı. Ara sıra! Fakat bu zamanları beklemek zorundaydın. Kendi başınalığını kabul etmeliydin ve tüm yaşamın boyunca buna yapıştığını. Ondan sonra boşluğun dolduğu zamanları da geldiklerinde kabul edersin. Onlar kendileri gelmeliler. Onları zorlayamazsın.
Sayfa 199·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Fakat oldukça bilinçli olarak toplumdan; içgüdüsel olarak tanıdığı art niyetli, kısmen akıl hastası, çıldırmış olan canavardan korkuyordu.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
“Hayat böyledir,” dedi adam, “kaçabileceğin bir yer yok, kaçarsan aynı zamanda ölebilirsin de. Bu yüzden eğer yeniden yaralanmak zorunda kalırsam, yaralanırım.”
Sayfa 162·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Bu yaşlı ormandan, çok eski zamanlara ait, bir şekilde onu teskin eden, dış dünyanın haşin ruhsuzluğundan daha iyi gelen bir melankoli geliyordu. (…) yaşlı ağaçların suskunluğunu seviyordu. Sessizliğin gücünü ve aynı zamanda yaşamsal varlığı sergiliyorlardı.
Sayfa 88·Kitabı okudu