Kendini bulmak için risk almak aynı zamanda kaybolma riskini de almak demektir. Olduğumuz veya olmayı arzuladığınız kişiyi keşfetmek aşikar olmayabilir, bazen kendimizi uzun uzadıya sorgulamanın meyvesidir. Dolayısıyla, gerçekten nereye gittigimizi bilmek sizin bizi başka biri olmaya iten, bir kimlik duygusu değil, sahtekarlık duygusudur. Kopma zorunluluğu kendisini önce negatif olarak dağıtır, yapmacık bir varoluştan çekip gitme kuvvetini hüsran ve yoksunluk duygusunu da buluruz.
Winnicot ,çocukların veya ergenlerin kimi agresif veya düzen bozucu davranışlarında, var olduklarını hissetme ihtiyaçları kendini gösterir. Bu çocuklar “kendi kimliklerini kaybettikleri” duygusuna kapılırlar ve kendilerini ancak medeni bir toplumsal direnişte, muhalefet veya kışkırtma içinde “gerçek”hissederler.
Ayrılık kendinden kopmanın, kendini başka biri olarak keşfetmenin bir yoludur aynı zamanda: bu keşif ise ya mekan değiştirerek ya da aşkıyla bizi kısmen tanımlamış ve aşkının bitmesiyle de bizi kısmen yıkmış olan bir kadının veya erkeğin yoklugunda gerçekleştirilebilir.