“Zaten hayatımız tamamen zannetmekten ibaret değil midir? Dünyada ne hakkında emin olabiliriz? Kendimizi sağlıklı zannederiz, bir gün, senelerden beri müthiş bir illete tutulduğumuzu öğreniriz. Geleceğimizi güvende zannederiz, o anda mahvoluruz, harap oluruz… Dostlarımızı sadık zannederiz… Velhasıl hep zannederiz, sadece zannederiz… Zaten bütün insanların hayatları yalnızca zannetmek üzerine kurulmuş değil midir?”
“-Müsaade et… Seni sevdi mi, sevmek istedi mi yoksa sevmedi mi.. O bile meçhul… En doğrusu, hissiz ve şahsiyetsiz bir kız… Seni yalnız vakit geçirmek için, eğlenmek için yormuş…
Macit:
-Hayır, dedi. Kalbi bana meylederken gitmek lakırdısı çıktı, bu meyil yok oldu…”
“Ağlamak, feryat etmek, çıldırmak istiyorum… Ve onun için… Sade onun için… Son günlerde biraz unuttum zannetmiştim… Yalan yüz bin kere yalan… Unutamıyorum ve mesudum!”
“İlk mektubunu aldığım yere doğru ilerledim, onun güzel hayalini tekrar görür gibi olarak durdum. Dolu, hicranla, elemle, ölümle, bütün bunların gözyaşı bulutlarıyla doluydum.”