İsmail

İsmail
@newyork9698
Buralardasın belli bir yerlerden gül kokusu geliyor.
otomobil
lisans
istanbul
35 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
10/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2021 25. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 13:01
Sizin hiç çocukluğunuz gasp edildi mi? Bu kızın edildi... Hayalleri, umutları, hevesleri çalındı. Kendine biçilmeye çalışılan kadere mahkum edilmek istendi. Çoğu zaman boyun da eğdi. Çünkü tek başındaydı, çaresizdi, kimsesizdi, sahipsizdi. Peki ya sonra... Tüm kadın ve kız çocuklarına örnek olacak bir güçle, küllerinden doğup yaşamını kendi ellerine almayı başardı. Tecrübeleri ona ışık tutan meşale... Bir genç kızın öz yaşam öyküsü acı dram entrika dolu bir kitap. Ben çok severek okudum. İyiki okumuşum diyeceğiniz harika bir roman.
1000Kitap
Bana Bir Son LazımKaan Duru · Tilki Kitap · 2020133 okunma
İsmail
"Kahire saçlarımı geri ver" adlı kitabın konusuyla benzeşiyor
Reklam
Pertevniyal Valide Sultan
... Sultan Aziz'in intiharı sırasında türlü hakarete uğranılan, henüz can üzerinde olan oğlunun üzerine kapanmış bulunduğu sırada kulaklarından askerlerce küpeleri çekilip alınarak sonra başı açık oğlunun cesedinin götürüldüğü karakol meydanına çıkarılan Pertevniyal...
Sayfa 75 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Tarih
İsmail isimli okura yanıt verildi
İsmail
timeturk.com/tr/makale/yavuz... Yavuz Bahadıroğlu
Pertevniyal Valide Sultan
... Sultan Aziz'in intiharı sırasında türlü hakarete uğranılan, henüz can üzerinde olan oğlunun üzerine kapanmış bulunduğu sırada kulaklarından askerlerce küpeleri çekilip alınarak sonra başı açık oğlunun cesedinin götürüldüğü karakol meydanına çıkarılan Pertevniyal...
Sayfa 75 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Tarih
İsmail
Sultan Abdülaziz'in intihar ettiğini söylemek O'nun şahsına yapılan hakarettir. Sultan Abdülaziz'in daha önce görevden aldığı Hüseyin Avni Paşa, Mithat Paşa ve Mütercim Rüşdi Paşa, önce Padişah’ı tahttan indirmek üzere bir ihtilâl tezgâhladılar… Tezgâhladıkları ihtilâli “olgunlaştırmak” için de müthiş bir propagandaya başladılar. Karışıklıklar çıkardılar. Amaç, Padişah’ı gözden düşürmekti. Zamanın geldiğine inandıkları gün, Mekteb-i Harbiye’nin (Harp Okulu) üçyüz öğrencisini kandırıp silahlandırarak sokağa döktüler. Bunlarla ve Taşkışla'dan gelen taburlarla Dolmabahçe Sarayı’nı kuşattılar. Donanmaya mensup bazı zırhlılar ise deniz tarafını kontrol altına almıştı. Bu olaylar sonunda Sultan Abdülâziz tahttan indirildi (30 Mayıs 1876). Bir kayıkla Topkapı Sarayı’na götürüp, Sultan Üçüncü Selim’in vaktiyle şehit edildiği odaya hapsettiler. Sonra Fer'iyye Sarayı’na nakledildi. Yerine Beşinci Murad tahta geçirildi. Fakat ileri derecede hastaydı. Aldığı sorumluluğu taşıyamıyor, gün gün hastalığı artıyordu. Hüseyin Avni Paşa, Mithat Paşa ve kafadarları korkmaya başlamışlardı. Zira her geçen gün halk Sultan Abdülâziz’i özlüyordu. Neden tahttan indirildiğine dair sorular ve homurdanmalar başlamıştı. İhtilâlcileri, karşı ihtilâl korkusu sardı. Sultan Abdülâziz bir şekilde tekrar tahta geçecek olursa halleri haraptı. Hunhar bir plân yaptılar. Abdülâziz’i öldüreceklerdi. Hüseyin Avni Paşa kiralık katil bulmakta hiç zorlanmadı: Bunlardan birincisi Sultan Abdülaziz’in İkinci Mabeyincisi Fahri Bey’di. Ekmeğini yediği efendisine ihanet etmiş, Hüseyin Avni Paşa’nın casusluğuna kurulmuştu. Diğerleri de zaten Sultan Abdülaziz’in beslemeleriydi. Cezayirli Mustafa Pehlivan, Yozgatlı Pehlivan Mustafa Çavuş ve Boyabatlı Hacı Mehmed Pehlivan (Bunlar Beşinci Murad’ın şehzadeliğinde hizmetinde bulunmuşlardı). Feriye Sarayı Muhafız Taburu Komutanı Binbaşı Necip Bey, muavini, Kolağası Ali Efendi, Kızlarağası Süleyman Ağa, yardımcıları Reyhan ve Rakım Ağa’lar da “yardımcı katilliğe” getirilmişlerdi! Hepsi iri-kıyım insanlardı. Pehlivan padişahı, pehlivan katillere öldürteceklerdi. 4 Haziran 1876 günüydü. Saat dokuzu gösteriyordu. Padişah Kur’an okuyordu. Yusuf suresine gelmişti. Katiller sessizce Sultan Abdülaziz’in kapısına sokuldular. Reyhan ve Rakım Ağa’ları kapıda nöbetçi kaldı. Eski Padişah’ın İkinci Mabeyincisi Fahri Bey izin alıp odaya girdi. Sultan Abdülaziz Fer’iye Sarayı’na getirildiğinden beri, Fahri Bey, özel hizmetine bakıyor, daha doğrusu Hüseyin Avni Paşa’ya dakika dakika Padişah’ın yaptıklarını rapor etmek üzere yakınında bulunuyordu. Önce hal hatır sordu. “Hamd olsun Yüce Rabbime” diye cevap verdi Padişah, “beterin beteri vardır.” Gözleri kapıya kayınca, Cezayirli Mustafa Pehlivan’la Yozgatlı Pehlivan Mustafa Çavuş’u fark etti. Durumu kavradı. Rengi attı. Fakat bir şey söylemesine fırsat kalmadan, üçü bir anda odaya dalıp bastırdılar. O sırada Boyabatlı ve diğerleri de odaya girdiler. Boyabatlı ile Cezayirli, padişahı dizlerine oturtup çırpınmasını önlemeye çalıştılar. Fakat Padişah çok güçlüydü. Zapt edemiyorlardı. Fahri Bey, Sultan Abdülaziz’in kollarını arkadan tuttu. Yozgatlı Mustafa Pehlivan ise keskin bir hançerle padişahın bileklerini kesmeye başladı. Olaya intihar süsü verdiler.