N

Aşk tam anlamıyla bir olasılık değil,daha çok olanaksız olarak görülebilicek bir şeyin aşılmasıdır.
Reklam
Kıskançlık, yapay bir aşk asalağıdır ve aşkın tanımında kesinlikle yeri yoktur. Her aşk, ilan edilebilmek, başlayabilmek için dışarıdan bir rakip mi saptamak durumundadır? Haydi canım, siz de!
Devrimci bir harekete katıldığımızda hissettiğimiz siyasal coşkunluk, sanat yapıtlarının verdiği haz ve en sonunda bir bilimsel kuramı derinlemesine anladığımızda içimizde uyanan, neredeyse doğaüstü sevinç de aşktaki mutluluğa benzeyen kanıtlardır.
Aziz Augustinus’un dediği gibi, aşkı seviyoruz, sevmeyi seviyoruz, ama aynı zamanda başkalarının da sevmesini seviyoruz. Bunun nedeni de sadece gerçeklikleri sevmemiz. Felsefeye anlam kazandıran da bu.
Aşk, inatçı bir serüvendir. Serüven dolu tarafı gereklidir gerekli olmasına, ama inat da gerekir. Karşımıza çıkan ilk engelde, ilk ciddi görüş ayrılığında, ilk sıkıntılarda vazgeçmek, aşkın bozulmuş bir hâlini yansıtır. Gerçek aşk, uzamın, dünyanın ve zamanın yarattığı engelleri kalıcı biçimde, kimi zaman acı çekerek alt eden aşktır.