Çağla

Çağla
@neytarok_
Yok
Dünya
Adana, 21 Mart 2002
29 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Siz veganlar! Amacım düşüncelerinizi değiştirmek değil. Ama yine de bir şeyler söylemek istiyorum. Veganlığın temel amacının hayvansal ürünleri reddetmek olduğunu düşünüyorsak, yapay et kavramı felsefi açıdan tartışmalıdır. Ayrıca bitkisel bazlı olsa bile "vegan et" ifadesi de kavramsal olarak sorgulanabilir. Çünkü "et" kavramı birçok kişi için sömürülen, acı çeken veya öldürülen hayvanları çağrıştırır. Bu nedenle veganlığın savunduğu etik değerlerle ne kadar uyumlu olduğu tartışmaya açıktır. Bunun yanında, eğer mesele yalnızca hayvanların acı çekmesini önlemek, yaşayan bir canın öldürülmesini veya sömürülmesini engellemekse yapay et etik açıdan kabul edilebilir görülebilir. Ancak sorun hayvansal kökenli gıdaların kendisiyse, bu ürünler veganlığın bazı yorumlarıyla çelişebilir. Ben hayatım boyunca fleksitaryen bir yaklaşıma daha yakın oldum. İnsanların hayvanları sevip aynı zamanda et tüketebilmesini anlayabiliyorum; çünkü insan biyolojik olarak hepçil bir canlıdır. Ancak tamamen hayvansal ürün karşıtlığı üzerine kurulu bazı vegan argümanlarının kendi içinde tartışmalı yönler barındırdığını düşünüyorum. Örneğin bitkilerin bilinç sahibi olmadığından hareketle onların tüketimini sadece etik kabul edip, yalnızca hayvanların tüketimini ahlaki sorun olarak görmek bana yeterince ikna edici gelmiyor. Bu da bitki sömürgeciliği gibi geliyor tek tip bir beslenme. Bitkiler de canlı organizmalardır ve insanlar yaşamlarını sürdürürken kaçınılmaz olarak başka canlıları tüketir veya kullanırlar. Bu nedenle bana göre mesele, hiçbir canlıya zarar vermemek değil, verilen zararı mümkün olduğunca azaltmaktır. Fleksitaryenlik de tam olarak bunu hedefler: Beslenmenin büyük kısmını bitkisel kaynaklardan karşılayıp hayvansal ürün tüketimini azaltmak. Bu yaklaşım hem çevresel etkileri ve
1000Kitap
Reklam
Veganlık biraz da ahlaki bir boyut değil mi? Tadı hayvan etine benziyorsa neden vegan et yiyorlar? Bitkisel olması daha etik yapmaz. Bir kere "vegan et" demeleri garip. Ürünü ete benzetmeleri garip.
1000Kitap
Bazı İnsanlar Anne Olmaz. Kadın Olmak Annelik Değil.
Bir gün çok düşük bir ihtimal evlenirsem çocuk yapmak istemiyorum çünkü ilişkiler kumara benziyor. Kumarın ortasına biyolojik bir aygıtı atmak pek insancıl gelmiyor. Çocuk hevesle yapılmaz. Sorumluluktur. Herkeste o sorumluluğu alacak kapasite yoktur. Çocuklardan nefret etmiyorum. Aksine onlara ve bana gelecek riskleri düşünüyorum. Ben de o kapasite yok. Kapasitem değişirse çocuk sahibi olmak isterdim fakat bu kapasitenin değişmeyeceğini annemin evde baktığı küçük kız kardeşimden biraz anladım. Bu hariç parayla annemin bakıcılık evde yaptığı bebeklikten çocukluğa geçen iki insan yavrusu oldu. Hepsine ben de baktım ve anladım. Sabrım yok. Çabucak sinirleniyorum ve şiddete yönelimim oluyor boyutu düşük olsa da. Bazı vuruşlarım kontrollü görünmüyor. Bazen asla susturamıyor ve anlayamıyorum. Bir çocuğu çok iyi yönetemiyorum. Ağlayan çocuk ve bebek sesine dayanamıyorum. Kadın olmam bir gün anne olmam gerektiği anlamına gelmez. Küçük kız kardeşim bebekken ağlardı. Gece annem hiç uyuyamazdı. Bunu hiç sevmiyorum. Uykumu çok seviyorum. Kronik uykusuzluk beni aşırı öfke ve hafıza problemlerine ve depresyona yol açtırıyor. Saldırganlığımı arttırıyor. Ya da mutsuzluk yaratıyor. Şu an mesela uykusuzum birkaç aydır. Bu saydıklarımın hepsi var. Geçenlerde halüsinasyon bile gördüm.
1000Kitap
Boşanacaksanız çocuk yapmayın diyen ahmaklara...
Çoğu evlilik kesin boşanırız düşüncesiyle kurulmuyor. İnsanlar birbirini aldatıyor, şiddet uyguluyor. Baştan belki iyi gözlem etmiyor. Kimilerinin anne ve babası ilişkiye dahil olduğunda taraflardan biri anne ve babasını haksız kayırabilir veya duruşunu belli edemeyebilir. Anlaşma problemleri de evlilik içinde yaşadıkça çıkıyor. Baştan konuşulmayan veya sonradan bir tarafın diğer tarafı değiştirmeye çalıştığı ve öteki tarafın uymadığı şeyler oluyor. İnsanlar sanıyor ki evlilik kolay bir şey. Türkiye'deki evliliklerin en çok bitme sebeplerinden biri de ilgisiz eş problemi. Başta ilgili bir sevgilisi oluyor. Evlendiğinde bu olmayabiliyor. Bitmeyen evliliklerin bir kısmının sebebi sevgi değil. Çıkar ilişkisi ve alışkanlık. Ya da elalem ne der? Bu düşünce. Bazen de çocuk için boşanmıyorlar. Ama bu kez de bir ömür mutsuz oluyorlar. Onun için birlikte olacağın kişiyi evlenmeden 5 yıl, evlendikten sonra da çocuk yapmadan 5 yıl en az tanıman gerekiyor. Yeni evlenenler hemen çocuk yapıyor. Yanlış. Çocuk yapmanın getireceği sorumluluk boyutuna hazır olup olmadıklarına ve psikolojik boyutlarına girmiyorlar. Planlı bir doğum yok. Bazıları da çocuk sahibi olmak istemiyor. Ama çocuk ortaya çıkıyor. Eşi kendisine sormadan hamile kalan eşler veya eşinin, çevresinin zoruyla çocuk yapan insanlar var. Ekonomik sorunlardan psikolojileri bozulan insanlar da var. Bazı insanlar ekonominin getirdiği yükü kaldıramıyor. Onun için mali krizlere de dayanıklı insanlar gerekiyor. Bir diğer şey en azından iki tarafın da bir işinin olması iyi olabilir. Memur maaşı düzeyinde veya daha üstü alması gerekiyor. Ekonomisi iyi başlamalı. Kim ekonomik sürüneceği evliliği ister ki? Annem babamla evlendi. Bu mantık evliliğiydi. Ve bunun sonuçlarını biz çektim. Büyürken alamadığım çok şey oldu. Aynı kaderi
1000Kitap
Onu izletme! Bunu giydirme! Bunu okutma! Bu çocuklar toz pembe dünyada yaşamıyor. Dramı görecek ki empati kurmayı öğrensin. Şiddeti izlediklerinde, okuduklarında görecek ki şiddet kavramını öğrenecek. İzlerken, okurken yanlarında olup bazen yönlendirip doğru öğrenmesini sağlayacaksın. Çocuk gibi giyinmek kavramı icadı çıktı bir de. Sizin çocukluğunuz ve bu dönemin çocukluk anlayışı bir değil ki... Kıyafetler sabit değildir. Yetişkin kıyafeti diyip bu zamanın çocuk kıyafetlerini cinselleştiren, yaşa bağlayan zaten bu nesil. Kıyafetin değil, zihniyetin sorunu var.
1000Kitap
Reklam