Çağla

Çağla
@neytarok_
Yok
Dünya
Adana, 21 Mart 2002
29 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Mesela sevgililikte ihtiyacımın bu olduğunu anladım.
Bir Türk kadını olarak ben 7/24 aramam asla. Kırk yılın başı ararım. Kırk yılın başı ilk mesajı atarım. Ancak karşımdaki kişinin en az günün genellikle 3 saati ayırmasını beklerim. En fazla ise vakit varsa ve isterse 5 saat. Zorlamam o konuda. Telefonumla görmediğim o ara çok aranmasından nefret ederim. Ya da müsait değilim dediğim halde ikiden fazla arayan ve birkaç saat bile geçmeden bunu yapan insanlara ayar olurum. Öyle bir insanla mesela ilişkiye girmem. Ruh hastası gibi gelir. Ancak ne zaman bu zaman beklentilerimi desem çoğu erkek başlarda yapıp sonra onun üzerinde baskı kurduğumu söylüyor. Baskı kurmuyorum. İhtiyaçlarımı söylüyordum. Neden benimle uyuşmayacak biriyle 6 ayımı falan harcayayım ki? Taş çatlasın 4,5 ay. Genelde de 1,5 veya 1 ay içinde anlıyorum uyup uymayacağımı bu zaman meselesiyle.
1000Kitap
Reklam
Nafaka sanki bu coğrafya için kadının seksinin, çıkan çocuğunun ve ev içi hizmetinin tazminatı gibi geliyor. Yoksul kalmadığı halde eşinden nafaka alan kadınlar vardı. Yoksul kalıp alan vardı. Hangi konu olursa olsun bir erkekten nafaka asla almak istemezdim eğer okumuş ve işim varsa. Kaldı ki bir işim olmadan evlenmem. Çocuğunun velayeti olsa istemezdim. Sadece bekar ve özgür olmak isterdim. Üzücü olan süresiz nafaka sona erecek. O zaman yıllarca evde ev hanımı olmuş kadınlar iş bulamayıp sokaklarda sürününce boşandığında ne olacak? Buna üzülüyorum sadece. Devletin en azından bu konuda yoksulluğa düşmüş, çalışamayan veya iş bulamamış boşanmış ev kadınlarına maddi destek vermesi gerekir. En iyi çözüm bu. Devlet koruması nafakadan iyidir.
1000Kitap
Cinsellikte Toplum Tabuları
Cinsellikte erkeğin daha pasif olup inlememesi ve kadının inlemesi gerektiği toplumsal bir kalıp yargı biçimi vardır. Oysa birinin inlemesini istemek cinsiyetten bağımsız bireysel bir tercihtir. Erkekler genellikle inletmek ister çünkü güç ve otorite duygusuyla zevk verdiğini düşünerek zevk alırlar. En azından ben bu şekilde düşünüyorum. Oysa bir kadın da cinsellikte kendi inlemek istemez, yapmaz ve tersi bir erkeğin inlemesini bekleyebilir. Öte yandan hep sorguluyorum. Neden kadınlar cinsellikte hep pasif rol oluyor? Mesela pegging neden bir erkeğe yapılması sert bir şekilde reddediliyor ve sanki kadının kendisinde sorun varmış gibi niçin algılanıyor? Kadın sana kendini veriyor. Sen kendini kadına karşılığında veremiyorsun. Çok garip. Erkeklik tabuları veya acıyacak tabusu gibi şeyleri kabul edemiyorum. Kadınlık tabuları da aynı şekilde vardır toplumsal beklentiler olmasa bile. Bireyin içinde vardır.
1000Kitap
Apartmandaki kedilere acıyorum.
Neden ev kedilerinin sokağa uyum sağlayamayacağını düşünüyorlar? Eve hapis edip büyüttüğünüz, evlat gibi gördüğünüz zavallı mahkumlarınızı sokağa salın. Ölürlerse ölürler. Yaşarlarsa yaşarlar. Hayat bu. Onlar insan değil. Hiç değilse özgür olurlar. Kedilerin tabiatlarıyla oynayıp sonra insanlar hasta olunca ruh hastası gibi alerji duyduğu şeyi evinde besliyor. Bu alkışlanıyor. Neden beslesinler? Kimse yarın alerji çıkarsa ne olur? Bunu düşünmüyor. Düşününce de verme kararı vermiş. Bakamıyor. Hiçbir şey sağlıktan önemli değil. Ben olsam ben de bırakırdım. İnsanın kendi sağlığı da üstündür. Kedi alerjim yok ama kedi beslemeyi asla evde düşünmüyorum. Beslersem bahçeli evim olmalı. Bahçede hayvan beslerim. İleride alerjim çıksa bile bu açıdan kedi beslemem sıkıntı olmaz. Kediler dışarıda özgürce gezmeli. Onları tutsak edip beslemeyi reddediyorum. Apartmanlara hapsedilen zavallı hayvanlara acıyorum. Sözde evlatlar. Dışarıda bile özgür olamıyorlar. Üstelik kimin evinde kalacağını çoğu seçmiyor. Sahipleri onu seçiyor genel olarak. Kurbanlık koyunların seçilmesi gibi. Anneleri olanları annesinden alıp başka birine veriyorlar. İnsanoğlu iki yüzlü. Kesip yemediği hayvanın bu kez hayatta kalma değil, nasıl yaşayacağı özgürlüğünü alıyor. Sonra da "hayvansever" diye bir saçmalık türüyor. Hayvansever değilsiniz.
1000Kitap