Bir Türk kadını olarak ben 7/24 aramam asla. Kırk yılın başı ararım. Kırk yılın başı ilk mesajı atarım. Ancak karşımdaki kişinin en az günün genellikle 3 saati ayırmasını beklerim. En fazla ise vakit varsa ve isterse 5 saat. Zorlamam o konuda. Telefonumla görmediğim o ara çok aranmasından nefret ederim. Ya da müsait değilim dediğim halde ikiden fazla arayan ve birkaç saat bile geçmeden bunu yapan insanlara ayar olurum. Öyle bir insanla mesela ilişkiye girmem. Ruh hastası gibi gelir. Ancak ne zaman bu zaman beklentilerimi desem çoğu erkek başlarda yapıp sonra onun üzerinde baskı kurduğumu söylüyor. Baskı kurmuyorum. İhtiyaçlarımı söylüyordum. Neden benimle uyuşmayacak biriyle 6 ayımı falan harcayayım ki? Taş çatlasın 4,5 ay. Genelde de 1,5 veya 1 ay içinde anlıyorum uyup uymayacağımı bu zaman meselesiyle.