AYDINLIK GECE
Karanlık diye nam salmış gece,
Ki bu karanlık sıradan bir karanlık değil,
Zifiri, göz gözü görmez adeta.
Ay ışığı ve sokak lambaları olmazsa
Öylesine karanlığın içinde bir ışık yanar ki
Az sonra aydınlığa gebe zaman,
Doğuracak mavi sularında günü.
Güneşi getirecek karanlık gece.
Ondan tüm umutların tazelendiği zaman dilimidir gece…
Sabahında bayramı bekleyen çocukların umudunu barındırıyor içinde.
Yarınında büyüsün diye anne göğsünde süt içen çocuğun masumiyetini,
Çok çalışıp köye mühendis geleceğim diyen talebelerin hayallerini,
Yarına erkenden uyanıp işe gidecek babanın gayretini,
Uyuyan doğanın erkenden şen şakrak gülüşlerini,
En çok da aydınlığa açılan kapıları koynunda uyutuyor gece.
Gecenin zifiri karanlığına aldanmamak gerekir;
Bir mum ışığında,
Titrek bir lamba ateşinde,
Anne gülümsemesinde,
Ay parçası nazlı yârin bakışında,
Ansızın her yer aydınlık oluverir.
Aniden mutluluk ve yaşam çıkıp gelir.
Gecedir bu gündüzün anası,
Işığın kaynağı,
Sevdanın dinlendiği yerdir.
Gecedir bu geçmişi kucaklayan,
Yarınların özlemini ve coşkun umudunu barındıran,
Gecedir bu şaire mısra-i bercestesini yazdıran.
Demli bir çay kokusunda yaşamın en mümkün yüzüne gebe,
Gecedir gündüze birer hece olan.