Tarihin yakasına sarılıp hesap sormak ilkel bir düşünce tarzıdır. Aslolan tarihin şu âna uzanan örgüsüdür; tarih içinde her ânımızın, hayatımızın içindedir. Latinlerin ''historia est magistra vitae''(tarih hayatın öğretmenidir) deyişi, bir bakıma tarihten ibret almayı değil,belki daha çok zamanımızı tanımayı ve öğrenmeyi emreden bilgece bir ifadedir.
''Bizim toplumumuzun insanları çocuklara okul açıp hoca tayin etmekle, çocuk eğitimi sorununun çözüleceğine öteden beri inanagelmiştir. Ama ailede çocukla uğraşmak, babanın çocuğuna bir şeyler anlatması, gezdirip göstermesi gibi bir gelenek yoktur. Aslında çocuk edebiyatımızın dünden bugüne fakir ve gelişmemiş olması da, bu noksan eğitim anlayışının bir göstergesidir.''